Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/4007 E. 2008/4900 K. 10.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4007
KARAR NO : 2008/4900
KARAR TARİHİ : 10.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.06.2006 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve istirdat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, hile nedenine dayalı menfi tespit, istirdat ve senet iptali istemleri ile açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının hukuki yarar yokluğu nedeniyle istem reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Davacılar dilekçelerinde, kiralayan davalıya 05.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesini açığa imzalayarak verdiklerini, davalı kiralayana sözleşmeyi anlaşmaya aykırı olarak doldurduğunu, kira sözleşmesine dayanarak da aleyhlerine icra takibi yaptığını, bu takip sonunda haksız ödemede yapmak zorunda kaldıklarını, o yüzden borçlu olmadıklarının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdatını ve 05.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin iptalini istemiştir.
İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/921 Esasında kayıtlı dava ise, itirazın iptali istemine ilişkindir. 05.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin hukuki durumunun o davada da tartışılacağı kuşkusuzdur. Davacı, eldeki davada menfi tespit istemi dışında sözleşmenin iptalini ve yapılan haksız ödemelerin istirdatını da dava ettiğinden, bu istek kalemlerinin İzmir 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/921 esas sayılı dosyasında tartışılma olanağı
yoktur. Dolayısıyla eldeki davanın açılmasında davacıların hukuki yararı bulunmaktadır. Davanın mahkeme kararında gösterilen gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.
Ne var ki;somut uyuşmazlıkta davacılar 05.03.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesindeki imzanın açığa atıldığını, kira sözleşmesindeki diğer koşulların kiralayan tarafından sonradan doldurulduğunu iddia etmiştir. Bu iddianın “hile” olarak nitelendirilmesi mümkün değil ise de, açığa senet verilmesinin geçersizliği ileri sürülemez. Çünkü, senet borçlusu böyle bir senet vermekle o senedin diğer unsurlarının alacaklı tarafından doldurulmasına peşinen … göstermiş sayılır. Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası senede karşı ileri sürülmüş bir iddia olacağından bu iddianın da HUMK.nun 290. maddesince senetle kanıtlanması zorunludur. Davacılar senede karşı olan iddialarını yazılı delille kanıtlayamadığından davanın reddedilmiş olması sonuç bakımından usul ve yasaya uygundur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre dava sonuç olarak reddedildiğinden mahkeme karar gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince yukarıda yazılı olduğu şekilde değiştirilerek düzeltilmesine, davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesi DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 10.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.