YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4008
KARAR NO : 2008/4936
KARAR TARİHİ : 10.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, numaralarını bildirdiği 8 ayrı parselde murisi babası “…..” adının hataen “… ….” olarak yazıldığını bildirerek tapu kayıtlarındaki ismin nüfus kaydına uygun biçimde yazılmasını istemiştir.
Davacının murisi babası “…..”ın babası İbrahim’den itibaren alt soyu gösterir …… Mahallesi 17 haneden getirtilen aile nüfus kayıt tablosuna göre, ….. babası İbrahim’in sözü edilen bu “…..”tan başka … adlı eşinden olma üç oğlu daha bulunmaktadır. Bunların doğum tarihlerine göre adları …, ….. ve …. …’dır. Kaydında düzeltme istenen taşınmazların tamamı “…… oğlu … …” adına kayıtlıdır. Görüldüğü üzere kayıt maliki olarak yazılan …, 17 Hane Numarada kayıtlı “İbrahim oğlu … …” olma ihtimali de vardır. Dava konusu taşınmazlardan 734, 177, 999, 362 ve 979 parsellerin tutanaklarında edinme sebebi bölümleri ile açık bir şekilde örtüşen mülkiyet sütunları bu taşınmazların “İbrahim oğlu … ….” adına tescillerini öngörür şekilde düzenlenmiştir. Az yukarıda parsel numaralı belirtilen bu taşınmazların beşide hükmen sicile işlenmişlerdir. Bunlardan sadece 999 parsele ilişkin hüküm evrak arasında bulunmakta olup, diğer hükümler dosyada bulunmamaktadır. 999 parsele ilişkin hüküm incelendiğinde davacısının Hazine olduğu ve sonuçta parselin tespit gibi tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Mevcut olmayan hükümlerde tapu sicilinden istenerek evrak arasına alınmalı ve bu hükümlerde malikin belirlenmesine ait bir araştırmaya yer verilip verilmediği, verilmiş ise, ne tür deliller ile malikin belirlendiği izlenmeli ve davacının amcası olduğu anlaşılan “…” ile bu taşınmazların mülkiyet ilişkisinin bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılmalıdır.
Davaya konu 138 parsel ile 553 parselin herhangi bir yargılamaya tabi tutulmadan doğrudan tespit gibi tescil edildikleri anlaşılmaktadır. Bu parsellerde de “İbrahim oğlu ….” malik olarak belirlenmiştir. Az yukarıdaki mülkiyete ait kuşku burada da mevcuttur. Bu kuşkunun da giderilmemesi halinde iddiayı kabul etmek mümkün olmayacaktır. Eksik belgeler evrak arasına alındıktan sonra taşınmazların tümünün başına gidilmek suretiyle tespit tarihine göre yetişkin yaşlarda olduğu belirlenecek olan tanıklar taraflarca hazır edildiğinde taşınmazların gerçek malikinin kim olduğunun tespitine çalışarak mülkiyet nakline neden olmayacak biçimde kuşkunun kalktığı taşınmazlar bakımından davanın kabulüne, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir.
2560 parsele ilişkin hükmen gelince, doğrudan bu parsele ilişkin bir tutanağın düzenlenmediği 985 parsele ilişkin tutanağa atıf yapılarak tespit işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. Tapudan gelen 13.03.2008 tarih ve 871 sayılı yazı ile verilen bilgide, dağıtıma tabi tutulan yerlerden iken 04.05.1971 onaylı dağıtım cetveline göre “… Kavas” adına tescilinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu taşınmazın dağıtım sureti ile verilmesi 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasası uyarınca yapılmış ise, 1971 tarihinden önceki malikin Hazine olması gerekir. Bu dağıtımın neye göre yapıldığı tapu sicilinden sorularak ortaya çıkarılması dağıtım tarihi itibariyle de ehemmiyet arzetmektedir. 4753 sayılı yasaya göre dağıtılan yer olduğu anlaşılırsa, kendisine tahsis yapılan kişinin 1971 tarihi itibariyle sağ olduğunun kabulü zorunludur. Az yukarıda diğer taşınmazlar hakkında duyulan kuşku, oradaki tespit ve tescillerin “….. oğlu ….”ın ölümü olan 1965 tarihinden evvele isabet etmelerinden kaynaklanmakta iken, 2560 parsel için böyle bir kuşkunun olmadığı anlaşılmakla, 1965’de ölen birisine tahsis yapılamayacağından, 2560 parsel malikinin “….. oğlu…..” olduğunu kabul etmek gerekecektir. 2560 parsel malikinin kim olduğunun tahsis ve temlikin hangi yasaya göre yapıldığının belirlenmesinden sonra karar vermek daha doğru olacaktır.
Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm verilmiş bulunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.