YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4327
KARAR NO : 2008/5333
KARAR TARİHİ : 18.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2006 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 6708 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydındaki “… … Ağa Vakfından mülhak” şerhinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı idare, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayıttaki şerh tek yanlı idari işlemle değil, mahkeme hükmüyle işlendiğinden, açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 6708 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydından 571/1400 payın davacı şirket, 773/1400 payın dava dışı Maliye Hazinesi, 28/700 payın da yine dava dışı kişiler adına verasette iştirak hükümlerine tabi olarak tescil edildiği görülmektedir.
Dava dilekçesinde, davacı Hazineye ait 773/1400 payı ihaleyle satın aldığını ileri sürmüşse de Türk Medeni Kanununun 705. maddesi hükmünce yasanın ikinci fıkrasındaki ayrık durumlar hariç mülkiyet ancak tescille kazanılacağından davacının Hazineye ait 773/1400 paydaki vakıf şerhinin terkinini talep etme olanağı yoktur.
Ne var ki; 6708 ada 3 parsel sayılı taşınmazda davacı şirket de 571/1400 paya sahip olduğundan buna ilişkin davası yöntemince incelenmelidir. Çünkü, kayıttaki vakıf şerhi ister idari yoldan yazılsın, isterse mahkeme hükmüyle yazılmış olsun 5737 sayılı … Kanununun 18. maddesi uyarınca vakfın hakkı taviz bedeliyle sınırlıdır.
27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı … Kanununun 18.maddesi hükmünce; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundakitaşınmazlar taviz bedeline tabidir. Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, Mukataalı vakıf: zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığının çözümü için, kayda işlenen “Murabıt … Ağa Vakfından mülhak” vakfının mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması doğru olmaz. O yüzden incelemenin keşfen yapılması taşınmazın konumunun düzenlenecek paftada kadim köy ve kasaba ya da şehirlere göre haritasında işaret edilmesi vakfın niteliği hakkında bu belirlemeden sonra görüş bildirilmesi gerekir.
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının, taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin vakıf şerhinin doğrudan kaldırılması gerekip gerekmediğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Hal böyle olunca, vakıflara ait tapu kaydı ilk tesisinden getirtilmeli, vakıf durumunu gösterir kayıtlar ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli, … Genel Müdürlüğünden kayda işaret edilmiş vakfın türü hakkında bilgi alınmalı ve HUMK.nun 275. maddesi uyarınca yukarıdan beri sayılan ilkeleri kapsar biçimde Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk kürsüsünden tayin olunacak bilirkişi görüşüne başvurularak sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece tüm bu yönler bir yana bırakılarak kayıttaki vakıf şerhinin mahkeme hükmüyle işlendiğinden söz edilmek suretiyle istem reddedildiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 18.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.