YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10967
KARAR NO : 2009/12522
KARAR TARİHİ : 09.11.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.11.2006 gününde verilen dilekçe ile yol olarak tesbit dışı bırakılan yerin davacı adına tesbiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kendisine ait 120 ada 11 sayılı ve 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazların bitişiğinde bulunan ve kadastro tespitinde yol olarak tescil harici bırakılan nizalı yerin murisi …’a ait 264 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında bulunduğundan ve mirasçılar arasındaki rızai taksimde kendisine isabet ettiğinden bahisle tespitin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kadastroca yol olarak tescil harici bırakılan kısmın tapu kaydına dayanılarak davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre;
1- Davacının murisi … ile eldeki dosyada fer’i müdahil sıfatıyla yer alan … arasındaki Arpaçay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/68 esas numaralı geçit hakkı dosyasında 24.06.2003 tarihli keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler 18.04.1967 tarih 264 numaralı tapu kaydının zemine uyduğunu söylemişlerdir. Sözü edilen dosyadaki fen bilirkişileri …,… imzalı 30.06.2003 günlü krokinin eldeki dosyanın bilirkişi krokisi ile karşılaştırılmasından eldeki dava konusu yol
./..
2009/10967-12522 -2-
ile geçit hakkı istenen kısmın aynı yer olduğu görülmektedir. Eldeki dosyada rapor sunan teknik bilirkişi de 18.04.1967 tarihli 264 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu yolu kapsadığı kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Keza, Arpaçay Sulh Ceza Mahkemesinin konusunu teşkil eden yolun da, davanın müştekisi …’a ait 18.04.1967 tarih 264 sıra numaralı tapu kapsamında olduğu bildirilmiştir. Bu durumda, dava konusu yolun davacının murisine ait tapu kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Tapu kapsamındaki bir yerin ise, kazandırıcı zamanaşımı ile özel mülkiyete konu edilemeyeceği ve uzun süre kullanılmakla da yola dönüşemeyeceği açıktır.
2- 18.04.1967 tarihli 264 sıra numaralı tapu kaydının maliki ölü … olup davayı mirasçılarından davacı … açmıştır. He ne kadar hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerini kesme bakımından mirasçılardan birinin dava açması mümkünse de davaya devam edilebilmesi ancak mirasçılardan tümünün davaya katılmaları veya açık muvafakatlarının alınması ya da terekeye mümessil tayin edilmesi ile mümkündür. Bu eksikliğin giderilmesi halinde davanın kabulünde zaruret vardır.
Mahkemece davacıya sözü edilen noksanlığı tamamlaması için süre verilmesi, tamamlandığı takdirde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması gerekirken noksan inceleme ve araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 09.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.