YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1136
KARAR NO : 2009/1473
KARAR TARİHİ : 09.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.01.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı Hazinenin tapu iptal davasının Kadastro Kanununun 12/3 maddesi uyarınca reddine, müdahil davacıların davasının hukuki yarar yokluğundan reddine, … ve …’ün müdahale talepleri konusunda karar verilmesine yer olmadığına, dair verilen 14.09.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … vekili, 10.01.1997 tarihli dilekçesi ile dava konusu 64 sayılı parselin 316.500 m2 susuz tarla cinsi ile hükmen Kadastro Mahkemesinin 1984/8-1990/1 sayılı ve 16.Hukuk Dairesinden geçip kesinleşen hükmü ile davalılar adına 03.06.1996 tarihinde tapuya tescil edildiği ancak 64 sayılı parsele revizyon gören Haziran 1289 tarih 57 nolu 8 dönümlük tapunun gayrisabit sınırlar ile çevrili olduğu gibi komşu 63 sayılı parselin mera olduğu, bu nedenle taşınmazın meradan açıldığı nedeniyle tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü süre geçirildiğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı … vekili temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere, mera bir veya birden fazla köy veya belde halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş yada kadimden beri hayvan otlatma amacıyla kullanılan hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçalarıdır. Devletin hüküm ve tasarrufunda olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera K.m.3-4).
Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro kanununun 12/3 maddesinde kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tesbitlere karşı tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamıyacağı ve dava açılamayacağı hükme bağlanmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesinde belirtildiği gibi bir taşınmaz malın mera olduğu saptanırsa orta malı niteliğindeki bu taşınmaz mal sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesabı yapılır ve özel siciline kaydedilir. Buradaki sınırlandırma asla tescil mahiyetinde değildir.
Görülüyor ki, özel mülkiyete tabi bir taşınmaz malın kadastoro işlemi ve sonuçları ile mera olduğu saptanan bir taşınmaz malın kadastro işlemi ve bunun sonuçları farklıdır. Açıkça ifade etmek gerekirse özel mülkiyete konu bir taşınmaz malın tapu siciline tescil zorunluğu varken mera olan bir yer için hiç bir zaman bir tescil işlemi sayılmayan özel sicile kayıt esası kabul edilmiştir. Kanun koyucunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreyi kabul etmesindeki amacı, bir taşınmaz için geometrik durum ve malik belirlenerek tapu siciline tescil edildikten ve tescilden itibaren belli bir süre (10 yıl) geçtikten sonra sicillerin güvenirliğini korumak, belli bir zamandan sonra dava açılarak sık sık sicillerin bozulmasının önüne geçmektir. Meralar tapu siciline tescili gerekmeyen üstelik özel mülkiyete konu teşkil etmeyecek yerler olduğundan, Yasanın tapu siciline tescil edilen yerlerde uygulamasını öngördüğü 3402 sayılı Kadasro kanununun 12/3. maddesinde sözü edilen hak düşürücü süre, mera iddiası ile açılan davalarda uygulanmaz. Hukuk Genel Kurulunun 23.11.1988 tarih, 825-964 sayılı ilamında benimsenen bu ilke Dairemizce de benimsenmekte ve kararlıkla uygulanmaktadır.
O halde tarafların delilleri toplanmalı, yöntemine uygun inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Değinilen yönler gözetilmeden davanın reddedilmiş olması bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.