YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11389
KARAR NO : 2009/12735
KARAR TARİHİ : 12.11.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.10.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.04.2009 günlü hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, temyiz isteminin reddine dair verilen 21.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan bodrum kat meskeni dava dışı …’tan 22.06.2007 tarihinde ikamet etmek amacı ile satın aldığını, taşınmazı hukuki bir ilişkiye dayanmadan kullanan davalının tahliye etmesi için noter aracılığı ile ihtarda da bulunduğunu, davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, taşınmazdan tahliyesi ile 1.000YTL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı muvazaalı olarak edindiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine, temyiz isteminin HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
HUMK.nun 427/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlarla ilgilidir. Somut olayda, davanın konusu taşınmaz mal mülkiyetine dair olduğundan, mahkemenin, elatmanın önlenmesi davasında kurulan hükmün kesin olduğu kabul edilerek, davalının temyiz isteminin reddine dair verilen 15.06.2009 tarihli kararının bozularak kaldırılmasına karar verildikten sonra temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
./..
2009/11389 – 12735 – 2 –
Davacı, maliki bulunduğu 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan meskeni davalının hiçbir hukuki ilişki olmadan kullandığını ileri sürerek tahliyesi ile ecrimisil isteminde bulunmuştur. Davalının yargılama sırasındaki beyanlarında da taraflar arasında bir kira ilişkisi bulunmadığı belirtilmiştir. H.U.M.K.nun 76.maddesi gereğince olayları izah davacıya, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Bu nedenle, dava dilekçesinde açıklanan hususlar gözetildiğinde dava niteliği itibariyle Türk Medeni Kanunun 683. maddesi gereğince tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Harçlar Kanunu’nun 16. maddesinde “…Müdahelenin men’i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrımenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.
Gayrımenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, kat mülkiyeti kurulu 1 parsel sayılı taşınmazda 3/486 arsa paylı meskenin değeri, davanın açıldığı 08.10.2007 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını belirleyen 5.910YTL olarak kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.