Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/12288 E. 2009/13373 K. 23.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12288
KARAR NO : 2009/13373
KARAR TARİHİ : 23.11.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … VD.

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 31.07.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, 10 parsel sayılı taşınmazları yararına davalıya ait 11 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli
./..

2009/12288 – 13373 – 2 –

ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Somut olayda; mahkemece tek güzergah incelenmek ve 22.05.2009 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle istem hüküm altına alınmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere, geçit hakları kurulurken tarafların yarar ve zarar dengesi, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre belirlenmeli, genel yola çıkmak için davacının ihtiyacını karşılayacak birden fazla seçenek varsa, mutlaka ona en yararlı ve en az masraflı olacak yerden değil, geçit vermekle yükümlü olanlardan da en az zarar görecek olan veya olanlar saptanmak suretiyle ulaşılacak sonuca göre bu ihtiyaç karşılanmalıdır.
Tüm bu anlatılanların ışığı altında mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişiler aracılığı ile mahallinde yeniden keşif ve inceleme yapmak suretiyle tüm alternatifler incelemek ve özellikle, 8 ve 11 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırı ile doğudaki 2 parsel sayılı taşınmaz da irdelenmek suretiyle en uygun güzergahı saptanmak ve hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 23.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.