Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/13867 E. 2009/14643 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13867
KARAR NO : 2009/14643
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.01.2008 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. Maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; düzeltme işleminin iptaline tescil işleminin reddine dair verilen 23.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, Kadastro Müdürlüğünün 27.12.2007 tarihli işlemi ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca davalıya ait taşınmazda düzeltme yaptığını, yapılan bu düzeltme işleminin Hazinenin aleyhine olduğunu ileri sürerek işlemin iptali ile davacı taşınmazı yüzölçümünde meydana gelen artış miktarı kadar kısmın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, işlemin iptaline karar verilmiş, tescil isteği ise bu davada görülemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Hükmü, davacı hazine vekili ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacının tescile ilişkin isteminin reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya baktığımızda Kadastro Müdürlüğünün yaptığı düzeltme işlemi ile davalı … ‘ya ait taşınmazda tersimat hatası düzeltilmiş olup, işlem onun yararına olduğundan husumetin sadece bu davalıya yöneltilmesi yeterli iken kadastro müdürlüğünün de davalı gösterilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken bu davalı aleyhine açılan davanın da kabulü usul ve yasaya aykırı bulunduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle davalı … müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.