YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2090
KARAR NO : 2009/2990
KARAR TARİHİ : 11.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 2.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.2.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, miras bırakanı “ …’in “ paydaşı olduğu 955 ve 956 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına miras bırakanın soyadının yazılmadığını adının ise “…” yazıldığını ileri sürerek, tapu kaydının düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde
saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece, iki kez keşif yapılarak taşınmaz başında dinlenen davacı tanık beyanlarının yetersiz olduğu ve davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile dava redolunmuş ise de, yukarıda açıklanan yöntemce bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Bu bağlamda, özellikle dava konusu taşınmazların kadastro tespitine esas alınan dayanak tapu kayıtları ve ekleri getirtilmemiş, dayanak tapu kayıtları ile davacının miras bırakanı arasında bir irtibat bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine esas alınan dayanak tapu kayıtları ve ekleri getirtilerek, bu kayıtların ne şekilde oluştuğu, davacının miras bırakanı “Serfiraz Sönmez’in” bu kayıtlarda malik olup olmadığı yukarıda açıklanan yöntemce araştırılmalı, tanık beyanları bu belgeler de nazara alınarak alınmalı ve oluşacak sonuca göre karar bir verilmelidir.Tüm kayıt ve belgeler getirtilmeden ve bu kayıt ve belgelere göre tanıkların bilgi ve görgüleri sorulmadan, eksik araştırma ve soruşturma ile tanık beyanlarının davayı kanıtlamaya yeterli olmadığından söz edilerek davanın reddi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 11.03.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.