YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2914
KARAR NO : 2009/4106
KARAR TARİHİ : 01.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.09.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar … … vekili ve … … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava Türk Medeni Kanununun 747. Maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 396 parseli lehine, davalılara ait 394 ve 395 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit tesisine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olayda bozma ilamında değinilen davacının taşınmazı lehine geçit tesis edilebilecek seçeneklerden 398 parsel sayılı taşınmaz sınırının çeşitli cins ve sayıda ağaçlar, aydınlatma dilekçeleri ve parsel sınırı boyunca
beton duvar ve üzerinde tel örgü mevcut olup bu sınırdan geçit tesisinin fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Davalıların yargılama süresince davacı taşınmazının kuzey yönünde bulunan … … yatağının yol olarak kullanılabilir durumda olup, davacının geçit ihtiyacının bulunmadığı konusundaki savunmalarına gelince; davacının maliki olduğu 396 parsel sayılı taşınmazının kuzey sınırındaki … yatağının belirli dönemlerde yol olarak kullanılmakla beraber aşırı … yağdığında taşkınların meydana geldiği, kim tarafından açıldığı belirli olmayan … yolun, aynı kadastro sırasında tescil harici olarak bırakıldığı, Yenikent Belediyesi sınırlarında kaldığından yöre halkının kullanımı için bakım ve onarım, yapılmakla beraber bu kısmın zemin durumu itibariyle … yatağı olduğu ve paftada … olarak görüldüğü dosyada mevcut bilirkişi raporları, tanık beyanları ve yazışmalardan anlaşıldığından tarafların açıklanan yönlere yönelik temyiz itirazlarının ve sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Diğer temyiz nedenlerine gelince; uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmasıdır. Aleyhine geçit tesis edilen 394 parsel sayılı taşınmaz maliki … … ile 395 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından … … karı-… olup dosyaya yansıyan beyanlarına ve 10.12.2007 tarihli keşif sırasındaki mahkeme gözleminden de anlaşıldığı üzere taşınmazlar birleştirilerek … parça halinde kullanılmaktadır. Birlikte … parça halinde kullanım durumundaki, taşınmazların yüzölçümü alternatif sayılabilecek 398 parsel sayılı taşınmazdan daha büyük olmakla geçit tesisinin 395 parsel sayılı taşınmazın … sınırından verilmesi fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine daha uygun olacaktır. Mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeksizin karar verilmiş olması yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek … bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz
malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın … bir değer tespiti yapılmalıdır.
Eldeki davada, yargılamanın … sürmesi nedeniyle 10.12.2007 tarihinde yapılan keşifte belirlenmiş değerler ve dava tarihindeki değerler esas alınarak ve bu bedel depo ettirilerek hüküm kurulmuştur. Dava tarihi, keşif tarihi ve hüküm tarihi arasında taşınmaz değerinde değişim yaratabilecek … bir sürenin geçtiğinin kabulü ile hüküm tarihine yakın … bir değer tespiti yapılarak buna göre karar verilmemiş olması da bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) sayılı bent gereği kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.04.2009 günü oybirliği ile karar verildi.