Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/3035 E. 2009/4988 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3035
KARAR NO : 2009/4988
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 09.09.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 206 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kendisine ait olduğunu, tapu kaydında … adı ve T.C. Kimlik numarasının yanlış yazıldığını ileri sürerek düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; kadastro tespiti sırasında 3 parsel sayılı taşınmaz … oğlu … adına tespit görmüş ve tutanağa T.C. Kimlik numarası da yazılmıştır. Nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmada tutanaktaki T.C. Kimlik numarasının … oğlu …’a ait olduğu saptanmış, … oğlu …’un mirasçısı da duruşmada tanık olarak alınan beyanında taşınmazın davacıya ait olmasına rağmen yanlışlıkla babası adına tespit edildiğini bildirmiştir. Bu beyanı davacıda doğrulamıştır. Açıklanan bu somut olgu
karşısında yukarıda sözü edildiği gibi malikin isminde yapılan bir hata sözkonusu olmayıp taşınmaz doğrudan doğruya … oğlu … adına tesbit ve tescil edilmiştir. Diğer bir anlatımla, dava konusu taşınmazın mülkiyetinden kaynaklanan bir çekişme ortaya çıkmıştır. Bu çekişmenin giderilmesi tapu kaydında isim düzeltilmesi yoluyla değil, ancak açılacak tapu iptali ve tescil davasıyla mümkündür. Mahkemece tüm bu yönler gözardı edilerek davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 16.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.