YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3171
KARAR NO : 2009/4092
KARAR TARİHİ : 01.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.10.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.1.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazlarda miras bırakanı “ … kızı …’ın” isminin yanlış yazıldığını ileri sürerek düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse … kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Somut olayda, davacının düzeltilmesini istediği 25 adet taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden maliklerinin Kadastro Mahkemesine açılan davalar neticesinde ve bu dosyalar içinde bulunduğu anlaşılan veraset ilamları esas alınmak suretiyle belirlendiği anlaşılmaktadır. Mülkiyet nakline yol açmamak için tescile esas alınan bu dava dosyaları merciinden getirtilerek davacının miras bırakanına ait nüfus kayıt bilgileri ile bu dava dosyalarında bulunan belge ve veraset ilamlarındaki kimlik bilgilerinin aynı olup olmadığı yukarıda açıklanan ilkeler de gözetilmek suretiyle araştırılarak tapu kayıt maliki ile davacının miras bırakanının aynı kişi olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Eksik araştırma ve soruşturma ile davanın kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 01.04.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.