YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/332
KARAR NO : 2009/1118
KARAR TARİHİ : 02.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.01.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların murisi … … …’den olan imar öncesi 3460 ada 13 parsel numaralı taşınmazın 6000/43770 hissesinden “… caddesi ile … caddesinin birleştiği yerden 3 metre 80 cm eninde 30 metre derinliğinde pramit şeklindeki kısmı” 03.10.1977 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını belirterek tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuş, yargılama sırasında dava konusu parselin imar uygulamaları sonucunda 23386 ada 11 parselde davalılar murisi adına kayıtlı 36,62 m2’ye tekabül eden hisse olduğunu belirtmiştir.
Davalılar, murislerinin bir kısım yeri davacıya sattığını ancak davacının fazla yer talep ettiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların murisi adına kayıtlı 23386 ada 11 parseldeki 1831/125050 ve 23386 ada 12 parseldeki 14017/100000 hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Gayrimenkul satış vaadine konu alanın imar uygulaması sonucu büyük kısmının yolda kaldığı, yapılan ikinci imar çalışmasında yola giden bu bölüm için davalıların murisine 23386 ada 11 parselden 36,62 m2’lik pay verildiği bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. Davacı taraf ıslah dilekçesi ile 11 sayılı
parseldeki davalıların murisinin payının kendisine verilmesi halinde sözleşmeden doğan haklarının karşılanabileceğini belirtip bunu istediğine göre bu yolda kurulacak bir hüküm tarafların hak ve menfaatleri ile de uygunluk arz edecektir. Nitekim davalı tarafda dilekçe ve temyizlerinde bu yolda kurulacak bir hükmün her iki tarafın da yararına olacağını belirtmiştir. Keşif yerinde hazır edilen fen bilirkişisi dahi böyle bir hükmün fenne ve taraf haklarına uygun düşeceğini belirtmiştir. Mahkemece 23386 ada 11 sayılı parselde davalıların murisi adına kayıtlı 36,62 m2’ye tekabül eden 1831/125050 hisse yönünden davanın kabulüne karar verilecek yerde, davalıların murisinin imar öncesi 3460 ada 13 parsel numaralı taşınmazdaki 6000/43770 hissesinin tamamını davacıya sattığı gerekçesi ile HUMK.nun 74. maddesinde açıklanan taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde talepten fazlaya hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 02.02.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.