Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/3365 E. 2009/4970 K. 16.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3365
KARAR NO : 2009/4970
KARAR TARİHİ : 16.04.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.08.2007 gününde verilen dilekçe ile yenileme kadastrosunun sonucu oluşan çapta sınır ve yüzölçüm miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 14 parsel sayılı taşınmazın gerçekte 6928 m2 olduğunu, çap kaydı kapsamında bir değişiklik yokken parselin 2859 Sayılı Tapulama Ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca işleme tabi tutularak yüzölçümünün 5931.27 m2’ye indirildiğini, hatanın düzeltilmesi için 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca Kadastro Müdürlüğüne başvurduklarını, isteğin reddedildiğini, 14 parsel sayılı taşınmaz yüzölçümünün önceden olduğu gibi 6928 m2’ye çıkartılmasını istemiştir.
Davalı, yenileme kadastrosu işlemlerinin yöntemine uygun yapıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, 14 parsel sayılı taşınmaz yüzölçümünün 6350,73 m2’ye çıkartılmasına, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Burada öncelikle, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesinden söz etmek yerinde olacaktır. Zira, anılan hükme göre, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerde geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplardan … hatalar
ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzenleme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliği tarihinden itibaren başlayan 30 … içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde yapılan düzeltme kesinleşir. Görülüyor ki, bu hüküm Kadastro işlemleri sırasında geometrik durumları çapa bağlanarak kesinleşen taşınmazlardaki ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan … hataların giderilmesini amaçlanmıştır. Davacının, önce Kadastro Müdürlüğüne başvurması bu istemi Kadastro Müdürlüğünün reddetmesi, ortadaki uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre giderilmesi gerektiği anlamına gelmez. Mahkemece, önüne getirilen çekişmenin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olarak nitelendirilmesi yanılgıya dayalıdır.
Ne var ki, dosyada yer … bilgi ve belgelerden 14 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede tapulama ve kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmaları yapıldığı, 14 parselin önceden 6928 m2 olan yüzölçümünün bu çalışmaların sonucu olarak küçüldüğü anlaşılmaktadır. Gerçekten, yenileme çalışmaları ve tapulama ve kadastro paftalarının Yenileme Yönetmeliği taşınmaz yüzölçümünde belirlenen kıstaslara göre daralmayı gerektiriyorsa yasa ve yönetmeliğe göre işlem yapılması taşınmaz yüzölçümünün küçültülmesi olanaklıdır.
Tapulama ve kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hukuksal ve geometrik durumlarını tespit eden görevlilerin zaman zaman ölçü, hesaplama ve çizimlerde hata yapıldığı, kadastral kroki ve paftaların her zaman mülkiyet durumunu doğru olarak yansıtmadıkları uygulamada görülen bir durumdur. Bugün kadastro ölçü ve hesaplamalarında kullanılan araç, gereç ve cihazların çok gelişmiş oldukları, önceki tarihli araç ve gereçlerin bugüne göre aynı uygulamada farklı sonuç verdikleri de bilinen bir gerçektir. İşte bu hataların düzeltilmesi zorunluluğu karşısında daha önce bazı yasal düzenlemeler yapılmışsa da yetersiz kaldığından, 23.06.1983 tarih 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun yürürlüğe konulmuştur. Yasanın 1.maddesine göre yenileme “teknik nedenlerle yetersiz kalan uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki veya ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftalarında yapılır”. Yenilemenin yapılış şekli ve uygulanacak teknik yöntemler ise yasanın 6.maddesine göre çıkartılan yönetmelikle gösterilmiştir.
Burada hemen belirtilmelidir ki, yenileme işlemi önceki kadastro ile saptanan mülkiyet ve geometrik durumu yok sayan veya tamamen hükümsüz
kılan … bir kadastro çalışması değil, olabildiğince aslına … kalınarak onun eksikliklerini tamamlayan sınırlarında ve yüzölçümlerinde görülen yanlışlıkları “orantı” ve “dengeleme” kurallarına göre düzelten bir önceki kadastroya ek bir işlemdir. Bunun doğal sonucu olarak, yüzölçümünde ve sınırlarında herhangi bir yanlışlık ve eksiklik bulunmayan parsellerin yenileme dışı bırakılması ve üzerlerinde herhangi bir düzeltme yapılmaması gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere eldeki dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesine göre Kadastro Müdürlüğünün düzeltme talebinin reddine karşı açılmış bir dava değil, 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılan düzeltmeye karşı genel mahkemede açılmış bir iptal davasıdır. Dolayısı ile, mevcut çekişmenin 2859 sayılı Kanun ve bu kanunun 6.maddesine göre çıkartılan Yönetmelik hükümlerine göre incelenip değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 14 parselin de bulunduğu alanda 2859 sayılı Kanuna göre yapılan çalışma sonuçlarını içerir işlem belgelerini ait olan dosya örnekleri Kadastro Müdürlüğünden getirtilmesi, tarafların gösterirlerse diğer deliller toplanmalı, yerinde yeniden keşif yapılarak uyuşmazlık özellikle Tapulama ve Kadastro Paftalarını Yenileme Yönetmeliğindeki hükümler doğrultusunda değerlendirerek bilirkişilerden bu konuda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 16.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.