Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/3575 E. 2009/6370 K. 26.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3575
KARAR NO : 2009/6370
KARAR TARİHİ : 26.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.12.2004 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve müdahalenin meni, birleşen davada da davalı … aleyhine 20.05.2008 günlü dilekçe ile kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen 26.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen dava davalıları ile duruşmasız temyizi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 26.05.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av….z geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. DuruŞmanın bittiği bildirildi. … karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, dava dışı orman idaresi tarafından davacı köye 6831 sayılı Orman Kanununun 57. maddesine göre fıstık çamı ağaçlandırılması için yapılan tahsis işlemine dayanılarak davalılara kiralama sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, sözleşmenin iptali ve elatmanın önlenmesi istemleri ile açılmıştır.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 9.4.1992 tarihli kira sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine, çekişmeli yere davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişmeli alanın fıstık çamı ağaçlandırılması için 25.2.1991 tarihinde orman yönetimi tarafından davacı köye 49 yıl süre ile tahsis edildiği, davacı köyün orman idaresine 14.3.1991 tarihli taahhütnamesindeki hükme rağmen aynı yeri 9.4.1992 tarihinde davalılara aynı amaçla kullanılmak kaydı ile kiraladığı anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz davalılara kiralama işleminden sonra onlar tarafından imar edilmiş ve fıstık çamı ürünü alınma aşamasına getirilmiştir.
Burada öncelikle belirlenmesi gereken husus Borçlar Kanununun 20.maddesi hükmü gereğince bir sözleşmenin konusu imkansız veya gayri
muhik ya da ahlaka (adaba) aykırı olursa o sözleşmenin ifasının mümkün olup olmayacağıdır. Gerçekten, bir aktin mevzuu imkansızsa o akit ahlaka ve adaba aykırı ise mutlak butlanla batıl olup baştan itibaren geçersizdir. Diğer yandan, orta yerde gabin (B.K.m.21), hata (B.K.m.24), hile (B.K.m.28) veya korkutma (B.K.m.30) iddiaları bulunmakta ise de aktin iptalinin ya da feshinin dava edilmesi mümkündür.
Borçlar Kanunu’nun 1. maddesi hükmüne göre de, akit (sözleşme) “iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir”. Bu tarife göre, iki taraf iradelerini (rıza) karşılıklı ve birbirine uygun açıklamışlarsa akit kurulmuş olacaktır. Kural olarak taraflar, sözleşmenin konusunu ve koşullarını tayinde serbesttir. Buna hukukumuzda sözleşme serbestisi denilmektedir.
Sözleşmeye ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Az yukarıda sözü edildiği üzere taraflar arasındaki kira ilişkisi 9.4.1992 tarihinde kurulmuş, davanın açıldığı 27.12.2004 tarihine kadar sözleşme ifa edilmiştir. Davacının sözleşmenin iptalini ya da feshini gerektirir aşırı yararlanma ve ya iradeyi sakatlayan nedenlere dayalı bir iddiası da yoktur. Yine belirtildiği üzere, sözleşmenin butlanını gerektirir bir yanı da bulunmamaktadır. Kaldı ki sözleşme taraflarca uzun yıllardır uygulanmış olduğundan bu gibi iddialarla açılan davalarda iyiniyete dayanılamaz. Davacının verdiği taahhütnameye rağmen sözleşmeden kaynaklanan haklarını dermayan edecek kişi davacı köy tüzel kişiliği değil Borçlar Kanununun 259.maddesinin kıyasen uygulanması yoluyla dava dışı orman idaresidir.
Yapılan bu hukuksal saptamalara göre mahkemece davanın reddi yerine sözleşmenin butlanını gerektirir bir neden varmış gibi istek hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
2- Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 2.bent uyarınca davacı köyün temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 625.00 TL Yargıtay vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 26.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.