Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/3577 E. 2009/5336 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3577
KARAR NO : 2009/5336
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, Hazineye ait 2136 ada 30 parsel sayılı taşınmazın 114 metrekarelik kesiminin 2981 sayılı İmar Affı Kanunu uyarınca 27.06.1986 tarihinde hak sahibi … …’e tahsis edildiğini, tahsis edilen taşınmazı 21.01.1993 tarihli satış sözleşmesiyle temlik aldığını, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılarak tahsis edilen taşınmazın 3385 ada 8 parsel numarasını aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı idare vekilleri temyiz etmiştir.
Uygulamada kısaca, İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı yasanın 1.maddesi hükmüne göre kanunun amacı; imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılar hakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuru esaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemektir.
Görülüyor ki; kanun imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki yapı maliklerini hedeflemiştir. Başka bir anlatımla, kanunda yazılanlar dışındaki kişilerin İmar Affı Kanununa dayanarak istemde bulunma olanakları yoktur. Ne var ki, 3290 sayılı Kanun İle Bazı
Maddeleri Değiştirilen Ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 25.maddesi, kanun kapsamında kalan kişilere yapılan tahsisin bunlar tarafından üçüncü kişilere temlikine imkan sağlamıştır. Ancak bu gibi durumlarda da tahsis sahiplerinden devralan kişilerin 2981 sayılı Kanundan yararlanıp yararlanamayacağı hususunun araştırılması gerekir. 2981 sayılı Kanunun 13/a hükmüne göre, arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya … olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir … sınırları içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bir bölümüne veya bir bölümü işyeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması zorunludur. Mahkemece yapılan bu saptama üzerinde durulmadan, istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Öte yandan, İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırılmaya tabi tutulan parsellerden 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması, düzenleme ortaklık payı kesilmiş ise uygulanan … tahsis edilen 114 metrekareden düşüldükten sonra tescile karar vermek gerekir.
Ayrıca, Tescile karar verilebilmesi için tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak tahsis eden Hazineye ödenmek üzere hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması gerekir.
Mahkemece, açıklanan bu hususlarda araştırma ve soruşturma yapılmadan ve tahsis miktarını aşar şekilde tescile karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 28.04.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.