Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4147 E. 2009/5295 K. 28.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4147
KARAR NO : 2009/5295
KARAR TARİHİ : 28.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.08.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davalı, ıslah imar planı bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davaya dahil edilen … İdaresi, tapu kaydındaki mevcut şerh sebebiyle taviz bedeli ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Burada öncelikle imar planı ve ıslah imar planı kavramları üzerinde durulması gerekmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamında imar planlaması; bir kentin yerleşim şekli alanı ve … yapısı gibi fiziksel ve coğrafi, nüfus, geçim kaynağı, ulaşım, barınma gibi toplumsal ve ekonomik özelliklerinin kenti çevreleyen tüm şartlarla birlikte belirlenerek bunların gelecekteki yönelimlerine ilişkin tahminlerde bulunma ve kentsel hizmetleri bu tahminlere göre gerçekleştirme eylemini ifade eder.
Özellikle, uygulama imar planının ne olduğu ise 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde “tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak … imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların … ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve
diğer bilgileri ayrıntılı olarak gösteren plandır.” Islah imar planı kavramı ise İmar Hukukuna 2805 sayılı Kanunla girmiştir. Bu Kanunun 4. maddesi hükmüne göre, ıslah imar planı “düzensiz ve sağlıksız biçimde oluşmuş yapı topluluklarının veya yerleşme alanlarının sınırları belli edilmek suretiyle, mevcut durumunu da dikkate alarak dengeli, sürekli ve sağlıklı hale getirilmesi amacıyla yapılan imar planıdır.”
Tapu tahsis belgesine dayalı iptal ve tescil davalarında Dairemizce ilke olarak tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması istemin incelenmesi için yeterli kabul edilmektedir. Kısaca, ıslah imar planı olmasa da o bölgede 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca imar planları yapılmışsa dava incelenmelidir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dosyada yer … yetkili Belediyenin işlem dosyasındaki 14.01.2008 tarihli yanıtından; taşınmazın bulunduğu yerde uygulama imar planı yapıldığı, taşınmazın imar planında konut alanında kaldığının bildirildiği görülmektedir. Böyle olunca, istemin esası incelenmelidir.
Değinilen yönler bir yana bırakılarak dava eksik inceleme ve araştırmayla reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 28.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.