Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4476 E. 2009/5470 K. 30.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4476
KARAR NO : 2009/5470
KARAR TARİHİ : 30.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.10.2008 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 4 parsel sayılı taşınmazının beyanlar sütununda (V) harfli … 1257 parsel maliklerine ait olduğuna dair belirtme bulunduğunu belirterek … bedeli ödenmek suretiyle belirtmenin terkini isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bina bedeli depo ettirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılardan … temyiz etmiştir.
Dava, imar uygulaması ile oluşan taşınmazın beyanlar sütununda yer … belirtmenin terkini isteğine ilişkindir. Davacıya ait taşınmaz imar uygulaması ile oluşmuş ve tapunun beyanlar sütununa da “M harfi ve V harfi ile gösterilen kargir ev ve kerpiç ev 1256 ve 1257 parsel maliklerine aittir Z harfi ile gösterilen kargir ev 1258 parsel maliklerine aittir” şeklinde belirtme yapılmıştır. Davacı şimdi bunlardan V harfli eve ilişkin kaydın ev bedeli ödenerek terkinini istemektedir.
Yasal ayrıcalıklar dışında, Türk Medeni Kanununun 684/1 ve 718/2. maddelerine (Önceki Medeni Kanunun 618 ve 644/2.maddelerine) göre arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar. Bunun ayrıcalıklarından birisi de 3l94 sayılı imar yasasının l8/9. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye “…Tamamının veya bir kısmının plan veya mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülmeyen yapılar ise, birden fazla parsele rastlayabilir.
Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe, bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur” şeklindedir.
Getirilen bu … hüküm ile, mütemmim cüz (ayrılmaz parça) olan yapı ile zemin arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parsellerinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedelleri ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı yada ortaklığın giderilmesi davası açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmış, zemin malikinin tasarruf gücü kısıtlanmıştır.
298l sayılı yasanın 3290 sayılı yasa ile değişik l0/c maddesi de aynı doğrultuda hüküm getirilmiştir.
Yukarıda açıklanan ayrıcalıklar ile, bir kimse kendi taşınmazı üzerine mütemmim cüz (ayrılmaz parça) niteliğinde yapı inşaa etmiş, imar uygulaması sonucu bu yer üçüncü kişiye ait imar parseli içerisinde kalmış ise kendi … ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılamamış ve imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğunu duyulmuştur.
Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya baktığımızda; davacının bedeli ödenerek belirtme kaydının terkinini isteme hakkı bulunmaktadır. Ancak, V harfli … 1256 ve 1257 sayılı parsel maliklerine ait olduğu yazılıdır. Dosya içerisinde sadece 1257 sayılı parselin tapu kaydı bulunmakta olup dava da bu tapu maliklerine karşı açılmıştır. Ancak, 1256 sayılı parselin tapu kaydı dosya içerisinde bulunmadığından … sahibi olduğu söylenen bu parsel maliklerinin kimler olduğu saptanamamıştır. Davanın 1256 ve 1257 sayılı parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiğinden mahkemece 1256 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı getirildikten sonra usulüne uygun taraf teşkilinin bulunup bulunmadığı saptanarak işin esasına girilmesi gerekirken bu yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.