Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4556 E. 2009/5402 K. 30.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4556
KARAR NO : 2009/5402
KARAR TARİHİ : 30.04.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil veya alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil isteminin reddine alacak isteminin kısmen kabulüne dair verilen 19.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı adına tescil edilen 2078 parsel sayılı taşınmazı 1995 yılında ortak çalışmalarıyla edindikleri birikimleriyle 1/2 şer oranında pay satın alarak üzerine bina yaptıklarını, binanın ikinci katının davalıya, 1998 yılından bu yana ikamet ettiği birinci katının kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazın 1/2 payının adına tescilini; tescil isteminin kabul edilmemesi halinde, 1/2 paya denk gelen bedelin şimdilik 6.000YTL kısmının davalıdan alınmasını, ıslah dilekçesi ile de 80.000YTL bedelin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, taşınmazı kendi birikimleri ile edindiğini, davacının kiracı olduğunu, aralarında taşınmaz devrine yönelik sözlü ya da yazılı anlaşma bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine, 65.320,00 YTL bedelin davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptal tescil, ikinci kademede tazminat istemlerine ilişkindir.
Hüküm kesinleşinceye kadar davanın her safhasında olanaklı olan feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. HUMK.nun 95/1. maddesinde feragatın, kati bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükme
bağlanmıştır. Feragatın geçerliliği karşı tarafın muvafakatına bağlı bulunmayıp, ektisini, onu yapanın … yönlü irade beyanı ile doğurur. Bir davada, esas hakkında hüküm kurulmadan önce feragat halinde bunun yargılama sürecinde mahkeme hakimi tarafından değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemelerinin kararlarını denetleme yetkisi Yargıtay’a ait olup karar verildikten sonra temyiz süresi içinde ya da karar temyiz edildikten sonra feragat halinde mahkeme hakimi davadan el çektiğinden dosyayı yeniden ele alarak kendi hükmünü ortadan kaldırma olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı vekili, hükmün temyiz edilerek dosyanın Yargıtay’a gönderilmesinden sonra … olduğu 15.04.2009 tarihli dilekçesi ile davasından feragat ettiğini bildirmiştir. Bu nedenle, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da dikkate alınarak yerel mahkeme kararının, davacının davadan feragatı hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davadan feragatı ile ilgili bir karar verilmek üzere hükmün BOZULMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 30.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.