Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/4562 E. 2009/5768 K. 07.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4562
KARAR NO : 2009/5768
KARAR TARİHİ : 07.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.06.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının tapuya yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2580 ada 10 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanı … İşeri’den intikal ettiğini, kendisinin yasal intifa hakkını tercihi nedeniyle davalı dışındaki diğer mirasçıların payları üzerinde intifa hakkı bulunduğunu, ancak davalı payında intifa hakkının yazılı olmadığını ileri sürerek yasal hakkının tapuya yazılmasını istemiştir.
Davalı …, dava konusu taşınmazın kendisine tahsisen verildiğini, miras nedeniyle malik olmadığını savunmuş, Tapu Sicil Müdürlüğü ise davanın kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, taşınmazın davalı …’ye tahsisen verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-İntifa hakkının yazılması ya da terkini davalarında hakkın çekişmeli olması durumunda husumetin bu haktan etkilenecek kişiye yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle de Tapu Sicil Müdürlüğünün davada pasif husumet ehliyetinin bulunmaması karşısında Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
2-Dava, yasal intifa hakkının tapuya yazılması isteğine ilişkindir. Bilindiği gibi intifa hakkı Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre, taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün
olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür. İntifa hakkı, tapu sicilinde yapılan resmi işlem ile (tesisen) iktisap edilebileceği gibi doğrudan doğruya da (aslen) iktisap edilebilir. 3678 sayılı Kanununun yürürlüğe girdiği 23.10.1990 tarihinden önce vuku bulan miras intikallerinde önceki Medeni Kanunun 444. maddesi uyarınca sağ kalan eşe intifa hakkını tercih etmesi olanağı tanınmıştır. Sağ kalan eşin, intifa hakkını tercih etmesi halinde intifa hakkı; menkullerde teslime, taşınmazlar üzerinde ise tescile gerek kalmaksızın doğrudan doğruya kazanılan, diğer bir anlatımla aslen iktisap edilen bir haktır. Bu hakkın tapuya tescili için de mirasçılar arasında sözleşme ilişkisi kurulmasına gerek yoktur.
Dava konusu 10 parsel sayılı taşınmaz tapuda … İşeri mirasçıları adına kayıtlıdır. … İşeri, 06.05.1982 tarihinde vefat etmiş, … Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/449 – 436 sayılı 28.07.1982 tarihli veraset ilamına göre de; davacı … mirasta 1/2 intifa hakkını tercih etmiştir. … İşeri’nin mirasçıları murislerinden kalan gecekondu için veraset ilamı ile birlikte 24.08.1984 tarihinde 2981 sayılı İmar Affı Kanunundan yararlanmak için Belediye Başkanlığına başvurmuşlar ve 217 parsel sayılı taşınmazda 390.000 lira bedeli de ödeyerek miras payları oranında 08.01.1985 tarihli tapu tahsis belgesinin sahibi olmuşlardır. Dava konusu taşınmazda 217 sayılı parselin imar uygulaması ile oluşmuş, daha sonrada Belediye Başkanlığı tarafından mirasçılara tapu tahsis belgesinden kaynaklanan hakları devredilmiştir. Mirasçılardan … …. tapuyu 25.10.1984 tarihinde almışlar ve aynı tarihte davacı yararına da intifa hakkı tapuya yazılmıştır. Ancak, yine mirasçı davalı …, tapudaki payın adına intikali için daha sonra başvurmuş, o da taşınmazdaki payını 18.07.1990 tarihinde tescil ettirmiştir. … Belediye Başkanlığının tapu sicil müdürlüğüne yazdığı 09.07.1990 tarihli yazıdan da, davalı adına tesciline karar verilen payın yukarıda değinilen tapu tahsis belgesi kapsamında olan yer olduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki yukarıda değinilen kanıtlar, dava konusu taşınmazın ortak mirasbırakanından kaldığını göstermektedir. Davacı, mülkiyet hakkı mirasçılara devredilmeden önce murise ait gecekondu üzerinde intifa hakkı sahibi olmuştur. Tapudaki işlemler sırasında bu hakkın tapuya herhangi bir işlem yapılmaksızın tescil edilmesi gerekir. Nitekim, davalı dışındaki mirasçılara intikal yapılırken tapuda hak tesis edilmiş, davalı payını sonradan aldığından intifa hakkı kaydı işlenmemiştir. Mahkemece davacının kanundan kaynaklanan ve doğrudan doğruya kazandığı yasal intifa hakkının tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken dosya içerisindeki deliller yanlış değerlendirilerek davalıya da miras yoluyla intikal eden hakkın tahsisen iktisap edildiği gerekçesiyle davanın reddi
doğru olmamış, kararın davalı … aleyhine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 07.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.