YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4641
KARAR NO : 2009/5368
KARAR TARİHİ : 28.04.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 07.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, tapu kayıt maliki olan murisi … oğlu …’un tapuda “…” olan soyisminin “…” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, … adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her
hangi biri de … başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse … kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
… de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Açıklananlar ışığında somut olaya gelince;
Dava konusu 49, 321, 323, 384, 50 parsel numaralı taşınmazlar 1978 tarih 3777 yevmiye ile hükmen, 1556 parsel ise 1957 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tapu maliki adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların maliki olan …’un “…” olan soyisminin “Parlak” olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de yukarıda da açıklandığı üzere yapılan düzeltme ile mülkiyet nakline yol açmamak tapu maliki ile ismi düzeltilen kişinin aynı kişi olduğu hususunun şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanması gereklidir. Mahkemece, tapu maliki adına hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dayanak kayıt getirtilmediği gibi, nüfus müdürlüğünden tapu maliki ile aynı ismi taşıyan bir kişinin bulunup bulunmadığı araştırılmamış, mevcut tutanak içeriklerinin denetlenmesi amacıyla malikin
kardeşlerini de gösterir nüfus aile kayıt tablosu celbedilmemiş, yapılan zabıta araştırmaları arasındaki çelişki giderilmemiş, eksik inceleme sonucu hüküm kurulmuştur.
Belirtilen nedenle mahkemece açıklanan eksiklikler giderilerek oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.