YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4702
KARAR NO : 2009/6043
KARAR TARİHİ : 14.05.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2007 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, karşı dava dilekçesi ile de alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın ve karşı davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının 1625 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu, bu taşınmaz üzerine tavukçuluk yapmak üzere kendi malzemesi ile bina yaptığını, davalının da ticari faaliyete ortak olacağını, ancak aralarındaki bağın koptuğunu, koşulları gerçekleştiğinden Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca davalı üzerindeki kaydın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, binaların kendisi tarafından yapıldığını, temliken tescil isteminin reddini, karşı davasında ise aralarında tavuk yetiştirilmek üzere adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, bu ortaklıktaki payının %64 olduğunu, ancak idareci ortak olan davacının hesap vermediğini, adi ortaklıktan elde edilen gelire karşılık şimdilik 30.000 YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, koşulları oluşmadığından asıl davanın kanıtlanmadığından da karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile özellikle davacı tarafından 1625 parsel üzerindeki yapıların ilerde mülkiyeti kendisine geçirilmek kastıyla değil, adi ortaklık faaliyetinin sürdürülmesi
maksadıyla yapılmış olduğunun anlaşılmasına göre davacının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve karşı davacının temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin varlığı çekişmeli değildir.
Borçlar Kanununun 527. maddesine göre ortaklardan her biri şirket için yaptığı masrafları, diğer ortaklardan isteyebileceği gibi adi ortaklığı idare eden şirket ortağı, yasanın 530. maddesi gereğince diğer ortaklara en az yılda bir defa hesap vermeye ve kar paylarını ortaklara ödemeye mecburdur. Diğer taraftan, 522 ve 523. maddeler hükmü uyarınca da aksine sözleşme yoksa ortaklar, adi ortaklığa ait olan bütün kazançları aralarında taksim ile mükellef olup, ortakların adi ortaklıktaki hisseleri eşittir.
Bu genel açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken …; dosyada yer alan delillerden ve tarafların ibraz edeceği diğer delillerden yararlanarak lüzumunda adi ortaklığa ait defterleri bilirkişiye inceletmek, talep konusu döneme ait davalı ve karşı davacının varsa isteyebileceği ortaklık payını hesaplatmak, karşı dava hakkında bunun sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece, adi ortaklık ilişkisinin varlığı çekişmeli değilken, karşı davanın ispat edilemediğinden söz edilerek reddi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı ve karşı davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). Bent uyarınca BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 14.05.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.