Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5007 E. 2009/6856 K. 02.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5007
KARAR NO : 2009/6856
KARAR TARİHİ : 02.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.03.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar … ve … vekili ile duruşmasız temyiz eden davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.03.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … ve … vekili Av. … ile davalı … ve karşı taraf davacılar vekili Av. … ile davacı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın eksiklik nedeniyle 20.03.2009 tarihinde mahalline geri çevrilmesinden sonra eksikliğin ikmal edilip dosyanın yeniden Dairemize gönderildiği anlaşıldı. … Karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, …vası Köyü 1973 sayılı parselde davalılar …, …, … ve … ’in adına olan tapu kaydının iptali ile …’ın dosyada mevcut veraset ilamına göre hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme
türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olaya gelince; davada 06.09.1990 ve 12.09.1990 günlü satış vaadi sözleşmelerine dayanılmıştır. Bunlardan 06.09.1990 günlü olanında vaat borçlusu Mümine ve diğerleridir. 12.09.1990 tarihli olanında ise davacılar miras bırakanına satış vaadinde bulunan bir kısım davalılar miras bırakanı …’dır. Çekişme konusu 1973 parsele ait tapu kaydının incelenmesinden vaat borçlularına intikal yoluyla değişik paylar geldiği görülmektedir. Ne var ki, bu payların tamamı veya bir bölümünün satış vaadine konu edilip edilmediği hususunda tereddüt doğmuştur. Diğer taraftan satış vaadi borçlularından …’nin baba adı satış vaadi sözleşmesinde “Veli” olarak yazıldığı halde tapu kaydında “…” olarak yazılıdır. Dolayısıyla davacıların miras bırakanına satış vaadinde bulunan kişinin kayıt maliki olup olmadığı hususunda da kuşku meydana gelmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken …; 1973 sayılı parselde 12.09.1990 günlü sözleşmeyle davacılar miras bırakanına satışı vaat olunan …’dan mirasçılarına geçen pay oranının bilirkişiye (taşınmaza ait tüm tedavül kayıtları da getirtilerek) hesaplatmak, 06.09.1990 günlü sözleşmeyle satış vaadinde bulunan “Veli kızı …” ile kayıt maliki “… kızı …”nin aynı kişiler olup olmadığını saptamak, bütün bunların sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece bütün bunlar bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmayla dava kabul edildiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 625 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı … ve …’ya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 02.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.