YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5016
KARAR NO : 2009/6083
KARAR TARİHİ : 14.05.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.05.2008 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir.
Davalı köy tüzel kişiliği, davanın süresinde açılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, 30 günlük dava açma süresinin geçirildiğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı köy vekili temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan kayıt ve belgelerden, 1825 ve 1826 parsel sayılı taşınmazların 1959 yılında yapılan tapulama sırasında taraf köylerin müşterek yararlandıkları meraları olduğu belirtilmek suretiyle mera olarak sınırlandırıldığı, tespitin 26.01.1959 yılında kesinleştiği, 1999 yılında yapılan toplulaştırma çalışmaları sırasında anılan parsellerin 101 ada 1, 102 ada 1, 103 ada 1, 104 ada 1, 105 ada 1, 106 ada 1, 107 ada 1, 108 ada 1, 111 ada 3, 113 ada 3, 132 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, bu taşınmazların da 25.05.2007 tarihli Mera Komisyon Kararı ile davalı köye tahsis edildiği, tahsis kararının 07.06.2007 tarihi ile 07.07.2007 tarihleri arasında davalı köyde ilan edildiği anlaşılmıştır.
4342 sayılı Mera Kanununun 13. maddesi uyarınca, Komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, aynı
zamanda kadastro işlemleri de yapılıyorsa kadastro mahkemesine dava açılabilir. Yasanın 21. maddesi uyarınca ise, Tahsis Kararında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve bunlara karşı dava açılamaz hükmü öngörülmüştür.
Burada açıklığa kavuşturulması gereken husus, tahsisten önceki haklara ilişkin davaların 4342 sayılı Mera Kanunun 13. maddesi uyarınca 30 günlük sürede mi, yoksa aynı yasanın 21. maddesi uyarınca 5 yıllık sürede mi açılması gerektiğidir. Mera kanunun 13. maddesi aynı yasanın 21. maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde, burada kanun koyucunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu ile paralellik sağlamayı amaçladığı görülecektir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinde 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir ve kadastro mahkemesinde dava açma olanağı kalmaz. Ne var ki, kadastro tutanaklarında yapılan hak ve tespitlere karşı 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açılması mümkündür. Görüldüğü gibi, 30 günlük dava açma süresi görevli mahkemeyi belirlemek amacıyla Mera Kanunu ve Kadastro Kanununda benzer amaçlarla düzenlenmiştir. Hal böyle olunca, kadastrosu yapılan yerlerde aynı zamanda mera komisyon çalışmaları yapılmaktaysa, mera komisyonu kararlarına karşı 4342 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca 30 günlük sürede açılan davalara kadastro mahkemesinde, bu süre geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak 21. madde uyarınca 5 yıllık süre içinde açılan davalara ise asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerekir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Çekişme konusu taşınmazlara ilişkin Mera Komisyon Kararı 07.07.2007 ila 07.07.2007 tarihleri arasında askı yoluyla ilan edildiği, dava ise 07.05.2008 tarihinde açıldığından eldeki davanın kadastro mahkemesinde görülmesi mümkün değildir. Ancak, dava mera komisyon kararının kesinleşmesinden sonra ve 5 yıllık süre içerisinde açıldığından, 4342 sayılı Mera Kanununun 21. maddesi uyarınca genel mahkemelerde görülmelidir.
Bu durumda, mahkemece tarafların usulünce ibraz edecekleri deliller toplanıp değerlendirilmeli, hasıl olacak sonuca uygun işin esası hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak yasanın kadastro mahkemesinde dava açma süresini belirleyen kuralına yanlış anlam verilip, dava açma süresi geçtiğinden söz edilmek suretiyle davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 14.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.