Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5076 E. 2009/5822 K. 08.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5076
KARAR NO : 2009/5822
KARAR TARİHİ : 08.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.04.2008 gününde verilen dilekçe ile tesbit ve tapuda murise ait soyisim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 08.05.2009 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
Davacı, dava konusu taşınmazların tapu maliklerinden “… oğlu … …” ile murisleri “… oğlu … …”in aynı kişi olduğunun tespitine, soyadı yazılı olmadığından … …’in tapu kayıtlarında soyadının “…” olarak eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Daire çoğunluğu tarafından onanmıştır.
Bir davada olayları anlatmak taraflara, hukuki tavsif mahkemeye aittir. Dava dilekçesinde davacılar, murislerinin tapu kayıtlarında soyadı yazılı olmadığından intikal yaptıramadıklarını, bu nedenle dava açtıklarını belirtmektedir.
Uygulamada mahkemelerce uzun yıllardır açılan bu tür davalara bakılmakta ve temyiz incelemesinden de geçen tespit kararları Tapu Sicil Müdürlüklerine götürülerek intikal ve satış işlemleri yapılabilmektedir. Çünkü davacıların bu tür davaları açmakta hukuki yararları mevcuttur.
Soyadı almadan ölen bir kişinin sonradan tapu kaydındaki malik hanesine olmayan soyadının yazılması elbette mümkün değildir. Ancak tapu kaydında düzeltme yapılamayacak ve tespit hükmü de kurulamayacaksa sorun nasıl çözülecektir?
Burada sorun, tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında intikal yaptıramadıklarından bu hakkı kullanamayan şahısların Anayasal mülkiyet haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıdır.
Daha önce tapu idaresine başvurduğu halde düzeltme işlemlerini yaptıramayan mirasçılar tapu kayıtları ile mülkiyet hakkına sahip oldukları halde tapu kayıtlarında düzeltme veya intikal yaptıramadıklarından Anayasal mülkiyet haklarını kullanamayacak yani çaresiz kalacaklardır.
O halde idari yoldan tapu kayıtlarında intikal yaptırılamadığından zorunlu olarak açılan bu tür davalarda düzeltme kararı verilemeyen hallerde tespit kararı verilmesi gerekli ve zorunludur.
Sonuç olarak;
Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce ölmüş olup soy ismi almayan veya herhangi bir nedenle nüfus kaydı bulunmayan kişilerin tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi mümkün değil ise de; bu gibi durumlarda tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun ispatlanması halinde “çoğun içerisinde az da vardır” kuralı gereğince bu yönde bir “tespit kararı” verilebileceği nazara alındığında, “tapu malikinin davacıların murisi ile aynı kişi olduğunun tespitine karar verilmesi” şeklinde bir hüküm kurulması gerekir. Bu şekilde bir tespit hükmü kurulması usul ekonomisine de uygun düşecektir.Davaya konu olayda mahkemece davacının talebi doğrultusunda bir tespit hükmü kurulması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekirken onanması isabetli değildir.