Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/52 E. 2009/889 K. 28.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/52
KARAR NO : 2009/889
KARAR TARİHİ : 28.01.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.8.2007 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 3.6.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çap kapsamında kalan kanalizasyon ve duvar üzerindeki davalı muarazasının giderilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişinin 14.3.2008 günlü rapor ve krokisinde kırmızı çizgi ile gösterdiği davacının 4572 parselindeki kanalizasyon borusu ve beton duvarı yıkmak şeklinde oluşan elatmasının önlenmesine, masrafı davalıya ait olmak üzere kanalizasyon borusunun ve duvarın eski hale getirilmesine karar verilmiştir
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davadaki istek 4572 parselin çap kapsamındaki kanalizasyon borusu ile duvar üzerinde davalının yarattığı haksız muarazanın giderilmesine yöneliktir. Davacının ayrıca eski hale getirme talebi yoktur. HUMK.nun 74 maddesi hükmü gereğince hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Usul hukukunda bu kurala taleple bağlılık kuralı denilmektedir. Mahkemenin anılan yasa hükmünü göz
ardı ederek talep olmadığı halde eski hale getirme hükmü tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; HUMK.nun 388 ve 389. maddelerinde mahkeme kararında bulunması gereken hususlar belirtilmiş, özellikle yasanın 389.maddesinde kararda her iki tarafa yüklenen hak ve vazifelerin şüphe ve tereddüte neden olmayacak şekilde açık yazılması gereği vurgulanmış olup mahkemece anılan bu hüküm bir yana bırakılarak eski hale getirme işleminin nasıl yapılacağının hüküm yerinde gösterilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, 1. bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.1.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.