Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5557 E. 2009/10297 K. 01.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5557
KARAR NO : 2009/10297
KARAR TARİHİ : 01.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.08.2004 ve birleşen dosyada 11.01.2005 gününde verilen dilekçeler ile irtifak hakkına ilişkin şerhin kaldırılması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı İTÜ Rektörlüğü ve duruşmasız temyizi … tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.09.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı İTÜ Rektörlüğü vekili Av…. ile Av…. ve karşı taraftan davacı … Tur.A.Ş. Vekili Av…. ile Hazine vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydındaki “Taşınmaz üzerine inşa olunmamak üzere irtifak hakkı vardır” şeklinde yansıtılan şerhin kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davacı, dava ve birleştirilen davalarda; müşterek olarak paydaş bulunduğu 755 ada 12 parsel numaralı taşınmaza aktarılan ve 1306 tarihinde … İdaresince konulan şerhin 5 Recep 1280 tarihli ilmuhaber ile tapuya işlendiğini, şerhin vakıf senedinin düzenlendiği tarihte bölgenin idari ve askeri amaçlarla kullanılması sebebiyle güvenlik amacıyla konulduğunu, 1955 yılında taviz bedeli karşılığı serbest tasarrufa terk edilerek vakıfla ilişiğinin kesildiğini, şerhin konuluş amacının ortadan kalktığını bu nedenle hukuki değerinin de bulunmadığını belirterek kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Davalılar kaldırılması istenilen şerhin yanlar arasında açılıp kesinleşen yargı kararı ile konulduğu, kesin hüküm bulunduğu ve irtifak hakkının kaldırılması için gerekli olan yasal koşulların oluşmadığı gibi kamusal amacın da devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne dair verilen karar davalıların temyizi üzerine Dairemizin 25.04.2006 tarihli kararı ile özetle; “irtifak hakkının konuluş amacına göre sağladığı kamusal yararın devam edip etmediği ve manzara kapatmama gibi bir nedene dayanıyorsa, TMK.nun 737 ve devamı maddesi uyarınca uzman bilirkişiler görüşü de alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, davacının taşınmazda paydaş olduğu, diğer paydaşlar tarafından usulünce açılmış bir dava olmadığı halde şerhin tüm taşınmazı kapsayacak şekilde konulmasının doğru olmadığına da işaret edilmiştir.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davaya müdahil olarak katılan Rektörlük ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve özellikle hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında gösterilen yönteme uygun inceleme ve soruşturma yapılmış bulunmasına göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı “HUMK.nun 72 ve 74.maddeleri uyarınca hakim, her iki tarafın iddia ve talepleri ile bağlı olup ondan fazlaya veya başka bir şeye hükmedemez. Dosyaya getirtilen tapu kaydına göre dava konusu taşınmazda davacı paydaş olup onun dışında da kat malikleri mevcuttur. Yukarıda açıklanan ilke uyarınca talep ve davası olmayan davacı dışındaki maliklerin payı üzerindeki şerhin de kaldırılmasına karar verilmiş olması doğru olmamıştır” şeklindedir.
9.5.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde belirtildiği üzere mahkemeler bozma kararına uymakla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumundadır. Buna kısa olarak usul hukukunda usuli kazanılmış hak denilmektedir. 4.2.1959 tarihli 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, gerek Yargıtay, gerekse diğer mahkemeler usuli kazanılmış hak kuralının sonuçları ile bağlıdır.
Somut olaya gelince; eldeki davanın Dairemizce yapılan bozma gerekçesi yukarıya aynen alınmıştır. Bu bozma uyarınca mahkemece yapılması gereken iş, binanın kat mülkiyetindeki davacı şirkete ait bağımsız bölümler tapularını saptamak ve çekişme konusu şerhi bu kayıtlardan kaldırmaktan ibarettir.
Ne var ki, örnek olmak üzere 755 ada 12 parselde 5.bodrum 34/300000 arsa paylı “ofis” niteliğindeki 21 numaralı bağımsız bölüm ve bunun gibi bazı bağımsız bölümler tapuda dava dışı … Holdinğ A.Ş. adına kayıtlı iken bunlar üzerindeki şerhin de kaldırılmasına karar verilmiş, yine örnek olmak üzere 13.kattaki aynı oranda arsa paylı apart daire dava dışı Sermaye Piyasası Kurumu adına kayıtlı bulunmakta iken bu kayıttaki şerh dahi terkin edilmiştir. Bunun dışında mevcut kayıtlara göre örnek olarak 21. kattaki 588/300000 arsa paylı bağımsız bölümün kimin adına kayıtlı olduğu açık bir şekilde anlaşılamamaktadır. Bazı benzeri kayıtta da aynı şekilde malik saptaması yapılamamaktadır.
Bu durumda mahkemece uyulan bozma kararının gereğinin yerine getirilmesi için 755 ada 12 sayılı parselde sadece davacı … Tur. A.Ş. adına kayıtlı olan bağımsız bölüm ve varsa eklentilerine ait kayıtları ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtmek veya mevcut kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak kayıtlardaki davacı şirkete ait bağımsız bölümlerin hangileri olduğunu saptayarak buna ve bozmaya uygun hüküm kurmak olmalıdır.
Mahkemece uyulduğu halde bozma kararı gereği tam olarak yerine getirilmeden istek yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalıların temyiz itirazlarının yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı … Tur.A.Ş. alınarak davalı İTÜ Rektörlüğüne verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 1.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.