Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/5633 E. 2009/8551 K. 07.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5633
KARAR NO : 2009/8551
KARAR TARİHİ : 07.07.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.03.2007 gününde verilen dilekçe ile mera kaydının iptali ve sınırlandırma; birleşen davada davacı Çayırbaşı köyü tarafından davalı Dengeli köyü aleyhine 20.06.2008 günlü dilekçe ile mera kaydının iptali ve sınırlandırma ve müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 10.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı/birleşen dava davacısı Çayırbaşı Köyü tarafından istenilmekle, tayin olunan 07.07.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı/davacı vekili Av….ve köy temsilcisi…ile karşı taraftan davacı/davalı Dengeli Köyü temsilcisi … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dava; dava konusu 101 ada 1 parsel, 102 ada 1 parsel, 103 ada 1 parsel, 104 ada 1 parsel, 105 ada 1 parsel, 123 ada 1 parsel ve 124 ada 1 parselde kadim mer’a iddiasına dayalı olarak, davalı Çayırbaşı köyü yararına olan mer’a kaydının iptali ile davacı köy adına mer’a olarak aidiyetine kararı verilmesine ilişkindir.
Birleşen dava da; dava konusu 120 ada 1 parsel ve 121 ada 1 parselde kadim mer’a iddiasına dayalı olarak, davalı Dengeli köyü yararına olan mer’a kaydının iptali ile davacı köy adına mer’a olarak aidiyetine ve tüm dava konusu mer’a parsellerine davalı Dengeli köyünün müdahalesinin men’i istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davada, 123 ada 1 parsele ilişkin davanın kısmen kabulüne, diğer parsellere ilişkin davacı Dengeli köyünün davasının reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davalı-birleşen dava davacısı Çayırbaşı köyü temyiz etmiştir.
Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)
31.5.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “…tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı…”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder.
Meraya el atmanın önlenmesi davası, kadim yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle Hazine tarafından açılabilir. Aynı şekilde, bir yerin mera olduğu iddiasıyla köy veya belediye tüzel kişiliğinin ya da Hazinenin tapu iptali ve sınırlandırma istemiyle dava açmasına olanak vardır.
Mera, yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmasında ileri sürdükleri kayıtların tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığından sorulması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.
Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangi bir yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek, yöreyi iyi bilen ve çevre köy ya da kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak keşifte, tahsise dayanılıyorsa, tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mer’a olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun, çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak, uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir.
Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
13.09.2008 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenilen yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazlarla ilgili yeterli bilgiye sahip bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Dinlenilen taraf tanıkları da yaşları itibariyle kadim yararlanma konusunda gerekli bilgiye sahip olabilecek yaşta değildirler.
Mahkemece, yöreyi iyi bilen, çevre köy ya da kasabalardan yaşlı ve meradan yararlanma ilişkisi bulunmayan, yansız anlatımda bulunabilecek yerel bilirkişiler seçilerek ve tarafların komşu köylerden bildirecekleri tanıkları aracılığı ile de dava konusu taşınmazlarda kadim yararlanma durumunun mahallinde yapılacak keşif ile saptanarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; kadimlik araştırmasının idari sınıra göre yapılması ve yetersiz yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 625 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı-davalı Dengeli köyünden alınarak davalı-birleşen dava davacısı Çayırbaşı köyüne verilmesine 07.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.