YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/565
KARAR NO : 2009/1533
KARAR TARİHİ : 09.02.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.11.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 544 ada 4 parsel sayılı taşınmazının dış duvarının davalı tarafından yıkıldığını ve lavabo olarak kullandığı kısmı davalının 544 ada 3 parsel sayılı taşınmazına kattığını beyanla elatmasının önlenmesini ve duvarın eski hale getirme bedeli olan 1.000,00. YTL’nin tazminini istemiştir.
Davalı, davaya konu yerin kendi taşınmazı içerisinde kaldığından elatmasının olmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Taraflara ait taşınmazlar çapa bağlı olup, davalı tarafça 3 parsel numaralı taşınmazdan 4 parsele elatılan yer ile yıkıldığı belirtilen duvar fen bilirkişisi İhsan Yaman’ın hazırladığı 26.11.2007 tarihli raporun ekindeki krokisinde açık bir şekilde işaretlenmemiştir. Mevcut krokiye göre infazın yapılması mümkün olamayacağından davaya konu edilen tecavüzlü yerin krokiye yansıtılması ve böylece infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece yapılması gereken, bilirkişiden ek rapor alınarak, bu konuda keşfi izlemeye uygun ve infaza elverişli kroki düzenlettirilmesi ve sonucuna göre HUMK. 388.maddesi uyarınca infaza elverişli bir hüküm kurmak, davacının fazla isteminin reddine, yargılama giderleri ve harcın HUMK.nun 417. maddesi hükmüne uygun paylaştırılmasına karar vermek olmalıdır.
Değinilen bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; davacı dava dilekçesi ile davalının 4 parsel sayılı taşınmazının bir kısmına elattığını bildirdiği ve fen bilirkişisi tarafından da davalının 18.86.m2’lik kısma elattığı rapor edildiği halde, mahkemece 4 sayılı parselin tamamına elatma varmış gibi hüküm kurulması HUMK’nun 388. maddesine aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.