YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5949
KARAR NO : 2009/6865
KARAR TARİHİ : 02.06.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 32 ada 26 ve 27 parsel sayılı taşınmazda müşterek malik olduğunu, davalı komşusunun kadim yolunu demir kapı yapmak suretiyle kapattığını, tapulu kadim yola yaptığı müdahalenin önlenmesi ve demir kapının kal’ini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce 10.07.2008 tarihli bozma ilamında; “…davacının taşınmazlarına ait müşterek methale yapılan tecavüzlerin önlenmesinde hukuki yarar vardır. Ancak, karara dayanak yapılan 07.01.2008 tarihli fen bilirkişi rapor eki olan krokide 278 ile 277 ve 1 no.lu noktalar doğrultusunda gösterilen davalı tarafından yapılan demir kapının, 278 ile 277 noktaları arasında kalan kısmının davalıya ait 23 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, 277 ile 1 no.lu noktalar arasında kalan kısmın 24 parsel sayılı müşterek methale tecavüzlü olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının mülkiyet kapsamı içinde kalan 278 ile 277 noktalar arasında kalan demir kapı kısmı hakkında men ve kal kararı verilmesi doğru olmadığından, hüküm bozulmalıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir
2-Fen bilirkişisinin 07.01.2008 tarihli raporunda davalının yaptığı demir kapının 277 ile 1 noktaları arasında kalan kısmının davalının taşınmazlarına ait müşterek methal içinde kaldığı ve bu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu husus dairemizin bozma ilamında da belirtilmesine rağmen, bozma ilamına değişik anlam yüklenerek davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 02.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.