YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6043
KARAR NO : 2009/6825
KARAR TARİHİ : 01.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.11.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın işlemden kaldırılmasına dair verilen 06.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı 06.02.2009 tarihli oturumda imzalı beyanı ile davayı takipten vazgeçmiş, davalı vekili de bu beyanı kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Kanun yollarından temyizi düzenleyen HUMK’nun 427/1. maddesi mahkemelerden verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğini düzenlemiştir. Yargılamaya son veren ve hakimin davadan el çekmesi sonucunu doğuran kararlara nihai karar denilir. Nihai karar dışındakiler ise ara kararı niteliğinde olup davayı sona erdirmediği için yalnız başına temyiz edilemez, ancak asıl hüküm (nihai karar) ile birlikte temyiz edilebilirler.
“İşlemden Kaldırma ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlıklı HUMK’nun 409/1. maddesi; oturuma çağrılmış olan taraflarının hiçbirinin gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğini, 409/5. maddesi ise işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılacağını ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağını düzenlemiştir.
Eldeki davada taraflar son oturumda davayı takipten vazgeçtiklerini bildirdikleri için mahkemece HUMK’nun 409/1. maddesi uyarınca davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinde yasaya aykırılık yoktur. Ne var ki işlemden kaldırma kararı bir ara kararı olup, mahkemece işlemden kaldırma ara kararından sonra HUMK’nun 409/5. maddesi uyarınca üç ay beklenildikten sonra taraflarca dava yenilenmediği takdirde re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirdi.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda temyiz edilebilir nitelikte bir karar bulunmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 01.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.