Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/6388 E. 2009/7287 K. 11.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6388
KARAR NO : 2009/7287
KARAR TARİHİ : 11.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.12.2005 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, hukuku Türkiye Taş Kömürü Kurumu uhdesinde kalmak kaydıyla Karadon 17 no’lu maden sahasından davalı şirketin 14.05. 1998 tarihli rödovans sözleşmesi uyarınca taş kömürü çıkardığını, teftiş kurulu başkanlığınca davalının ürettiği bir kısım kömürün rödovans bedelini ödemediğinin tespit edildiğini, üretilen kömürleri kurum kantarından geçirmek zorunda olduğunu ileri sürerek 1999, 2001, 2003 yılları rödovans bedeli olarak 32.716.05 YTL ve 5.888.88 YTL, KDV olmak üzere toplam 38.604.93 YTL’nin ilgili yılın sonundan itibaren işleyecek … Bankasının kısa vadeli ticari krediler için uyguladığı ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, 2003 yılı için 33.470 kilogram taşkömürü karşılığı rödovans borçları olduğunu, diğer yıllar rödovans bedellerinin ödendiğini, davalı ile 23.11.2003 tarihli tasfiye protokolünün düzenlendiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 4.571.59 YTL rödovans bedeli 822.88 YTL KDV’si ve 5,708.32 YTL.nin dava tarihine kadar işlemiş faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Dava tarihinden tahsil tarihine kadar … bankasının kısa vadeli ticari kredilere uyguladığı ticari faiz oranının rödovans bedeline uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 286. maddesi hükmü uyarınca hakim, bilirkişi raporu ve görüşü ile bağlı olmamakla beraber Hukuk Usulü Muhakemeleri kanununun 275. maddesi hükmü uyarınca, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebilir. Mahkemece Muhasebe ve Finans uzmanından alınan 17.10.2006 günlü rapora itiraz edilmesi üzerine 11.06.2007 ve 17.12.2007 günlü maden mühendisi ve mali müşavirin de katıldığı üç kişilik bilirkişi kurullarından rapor alınmış, bu raporların bir birini teyit eder mahiyette olması nedeniyle bu raporlara itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, anılan raporlar davalı şirket defter ve kayıtları incelenmeden davacı kurum teftiş kurulunca yapılan inceleme ile belirlenen veriler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılmış, davalının eksik rödovans bedeli ödediği sonuçuna varılmıştır. Ne var ki, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, üretimin nasıl yapılacağına ilişkin plan ve projeler TTK.ya sunulmakta ve onaylanmaktadır. Çıkan kömür TTK tarafından gösterilen kantarda tartılıp kantar sevk fişi ile nakledilmektedir. TTK, yapılan üretim miktarını belirlemek için yerinde ölçüm yapmaya yetkilidir. Sözleşme hükümlerine göre kaçak üretim halinde TTK.nın sözleşmeyi fesih yetkisi vardır. Kurum elemanlarınca düzenlenen teftiş ve denetim raporlarında rödovans bedeli ödenmeyen kömür miktarının hesaplanmasına esas alınan dayanak belgeler gösterilmediğinden denetime elverişli değildir.
Belirtilen nedenle, davacı ve davalı şirkete ait defter, kayıt ve belgeler ile kantar sevk fişleri getirtilip, konularında uzman bilirkişi heyetine bu defter, kayıt ve belgeler de sunulmak suretiyle, bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki rödovans sözleşmesi hükümleri değerlendirilmek ve dayanakları da gösterilmek suretiyle davalının ödemesi gereken rödovans miktarını gösterir denetime elverişli rapor alınmak suretiyle hüküm kurulmalıdır.
Öte yandan; Borçlar Kanununun 113 maddesi hükmüne göre, “ Asıl borç tediye ile veya sair bir surette sakıt olduğu taktirde, kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur. Evvelce işleyen faizleri talep hakkının mahfuz bulunduğu beyan edilmiş veya hal ve icabından neş’et eylemiş olmadıkça bu faizler talep olunamaz. Gayrimenkul rehine ve kıymetli evrak ve konkordatoya müteallik hususi hükümler mahfuzdur” Borçlar Kanununun 113. maddesinde öngörülen kural uyarınca, asıl borç sona erdiğinde bu borca fer’i borçlarda sona erer. Ancak, halin icabından neş’et eden durumlarda ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş
olsa bile fer’i borç sona ermez. Örneğin, idare adına ihtirazi kayıt iradesini bildirmeye yetkili olmayan bir kişinin ihtirazi kayıt ileri sürmeden işlem yapması halinde bu haktan vazgeçmiş sayılmaz. Davalının, bilirkişi raporunda hesaplanan faiz miktarına yaptığı itiraz açıklanan bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle ödenmesi gereken faiz miktarı hesaplanmalıdır.
Mahkemece. açıklanan bu hususlar nazara alınmadan eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, 11.6.2009 tarihinde oy birliği ile karar verildi.