YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6525
KARAR NO : 2009/7088
KARAR TARİHİ : 08.06.2009
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.03.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin kök murisinin 1216, 1217 ve 178 parsel sayılı taşınmazlarının tapu kayıtlarında . kızı. yazılı adının . olarak düzeltilmesini ve kadastro tutanağına göre . ölmüş olduğundan taşınmazlarının mirasçıları . kızı . ve . kızı . adlarına tescilini istemiş, bilahare davasını ıslah ederek tapuda . kızı . isminin . şeklinde düzeltilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;Dava konusu 178 sayılı parsel ile 1216 ve 1217 parsellerin geldisi olan 89 sayılı parsel Taşrinevvel 339 tarih 12 no.lu tapuya dayanılarak tesbit edilmiş ve tapu kayıtlarının her birini de . kızı . 250/1440, . kızı .115/1440 hissedar gösterilmiş ve bu şekilde kesinleşmiştir. Bilahare tapu kayıtlarında . kızı . yazılı isimler … I.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/43 esas numaralı 26.06.1992 tarihli kararı ile . kızı. şeklinde düzeltilmiştir. Tapuda halen bu şekilde kayıtlıdır. Tapuda kayıtlı olan ve düzeltilmesi istenen isim “. kızı .” olmasına rağmen mahkemece “. kızı .” ile “. kızı .”nin aynı kişi olup olmadığı konusunda zabıta soruşturması yaptırılmış, Nüfus Müdürlüğünden “. kızı.”e ait nüfus kayıtları istenmiş ve verilen cevaplarla yetinilmiştir.Tapuda malik görünen . kızı .’in soyadının . olarak eklenmesine ilişkin mahkemenin kararının kesin hüküm teşkil edeceği düşünülmeksizin ve soyadı değişikliğinin sebebi ile . ile .’ın aynı kişi olup olmadığı yeterince araştırılmaksızın tapudaki ismin . kızı . şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca yetersiz soruşturma ile verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Buna göre mahkemece yapılması gereken …;
1-. kızı . ve . kızı . adlı kişilere ait kayıt bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorularak, varsa bu kişinin alt ve üst soylarını gösteren vukuatlı aile nüfus kayıt tablolarının istenmesi,
2-Tapu malikinin soyadının düzeltilmesine ilişkin … I.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1992/43 esas, 1992/192 karar no.lu dosyasının mahkemesinden getirtilmesi,
3-Davacının murisi .’ın üst ve alt soylarını gösteren aile nüfus kayıtlarının nüfus idaresinden celbi ile bunların karşılaştırılması suretiyle . kızı . . ile . kızı .’ın aynı kişi olup olmadıklarının ve özellikle . ve . soyadlarının aynı kişiye ait olup olmadığının ve sebebinin araştırılması,
4-. kızı . ile . kızı .r’in aynı kişi olup olmadıklarının zabıta aracılığı ile araştırılması,
5-Ve varsa davacı tanıklarının, . kızı. ile . kızı .’ın aynı kişi olup olmadığı konusunda ayrıntılı ifadeleri alınarak toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.