Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/6629 E. 2009/7517 K. 15.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6629
KARAR NO : 2009/7517
KARAR TARİHİ : 15.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.05.2006 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davacının bakım görevini yerine getirirken murise fena davrandığını, kaldı ki murisin sözleşme tarihinde fiil ehliyetinden yoksun bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirme ve ayırt edebilme kudreti bulunmayan bir kimsenin kendi iradesiyle hak kazanma, borç altına girebilme ehliyetinden bahsedilemez. “Ayırt etme gücü” başlıklı Türk Medeni Kanununun 13. maddesinde yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biri ile akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahip olduğu hükme bağlanmıştır. Diğer taraftan anılan yasanın 15. maddesi gereğince de kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz. Görülüyor ki; yukarıda sözü edilen yasa maddelerinin ışığı altında olaya yaklaşıldığında bir kimsenin ehliyetinin tespiti gerek şahıs ve gerekse mamelek hukuku bakımından son derece önemlidir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Davalıların miras bırakanı … 1918 doğumludur. 08.01.2004 günlü sözleşme mirasbırakan 86 yaşında iken yapılmış 02.05.2006 tarihinde 88 yaşında ölmüştür. Dosyada yer alan çeşitli hastanelere ait belgelerden mirasbırakan muhtelif rahatsızlıkları bulunduğu anlaşılmaktadır. Yakınları olan davalılar da miras bırakanın ehliyetsiz olduğunu iddia ettiklerinden miras bırakanın ehliyeti konusunda mahkemenin kabul ettiğinin aksine kuşku doğmaktadır. Ehliyet konusu kuşkusuz hakimlik mesleğinin genel bilgisiyle çözülebilecek hususlardan değildir. Uzmanlığı gerektiren bir konuda hakim genel hukuki bilgisine dayanarak değil, HUMK.nun 275. maddesine göre bilirkişi oy ve görüşüne başvurarak bir sonuca ulaşmalıdır. Hal böyle olunca mahkemece mevcut deliller ve bildirilecek diğer deliller toplanarak sözleşmenin düzenlendiği tarih itibariyle murisin fiil ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalı, rapor sonucuna göre değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulmalıdır.
Eksik araştırma ve inceleme ile davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklana nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.