Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/7296 E. 2009/8263 K. 02.07.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7296
KARAR NO : 2009/8263
KARAR TARİHİ : 02.07.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Ayaz vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı, 142 parsel numaralı taşınmazı yararına, mahkemece uygun bulunacak taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davacıya ait taşınmazın genel yola cephesi bulunduğunu, iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıya ait 289 parsel numaralı taşınmaz üzerinden 14.05.2007 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde 4. seçenek olarak gösterilen kısımdan 142 parsel yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.
Somut olayda; dosyada mevcut kadastro paftasına göre davacıya ait 142 parselin doğu yönünden kadastro yoluna cepheli olduğu görülmektedir. Bu durum fen bilirkişisi raporunda da 3. seçenek olarak gösterilmiş ve yolun fiilen kullanılmadığı şeklinde belirtilmiştir.
Açıkça belirtmek gerekirse, 142 parsel numaralı taşınmazın genel yola cephesinin bulunduğu bu nedenle mutlak ve nisbi geçide ihtiyacı olmadığı anlaşılmakla, davacının subjektif arzusuna göre geçit güzergahı saptanıp buna ilişkin hüküm kurulması mümkün değildir. Davanın açıklanan tüm bu nedenlerle reddi yerine kabulü bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 02.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.