YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7531
KARAR NO : 2009/8105
KARAR TARİHİ : 29.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Otomotiv vekili tarafından, davalı … aleyhine verilen 29.05.2003-17.05.2007 günlü dilekçeler ile tazminat ve faiz alacağı, … vekili tarafından davalı … Otomotiv aleyhine 23.06.2003 gününde verilen dilekçe ile kira alacağı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; … Otomotiv’in asıl ve birleşen davasının reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 04.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı/k.davalı … Otomotiv vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, hasılat kira ilişkisinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Davalı karşı davasında, ödenmeyen kira alacağının tahsilini istemiştir.
Birleşen davada, tazminat alacağına davanın açıldığı tarihten geçerli faiz yürütülmesi isteğinde bulunulmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 1.300,00 TL’den ibaret kira alacağının davacı ve karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve karşı davalı temyiz etmiştir.
Bozmadan önce mahkemece, davacı ve karşı davalının istemi kısmen kabul edilmiş, gerçekleşen 3.750,00 TL tazminat alacağının dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte davalı ve karşı davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu hüküm, davalı ve karşı davacı tarafından temyiz edilmiş, asıl alacağın tahsiline ilişkin hüküm bozma dışında bırakılmış, kira alacağına dair davalı ve karşı davacı istemi reddolunduğundan karar bozulmuştur. Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmuştur.
Usuli kazanılmış hak kuralı HUMK’nunda düzenlenmemiş olmakla birlikte Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir. Özellikle de bu konuya 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında değinilmiştir. Anılan İçtihadı Birleştirme Kararında tarif edildiği üzere mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur. Buna da usul hukukunda “usüli müktesep hak” veya “usule ait müktesep hak” denilmektedir. Mahkeme uyduğu bozma kararına uygun olarak karar vermekle zorunlu olduğu gibi Yargıtay Dairesi de kural olarak bozma kararı ile benimsemiş olduğu ilke ile bağlıdır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulduğundan ve bozmada asıl davada hüküm altına alınan alacağa değinilmediğinden, başka bir anlatımla asıl davanın konusu olan alacak kalemi bozma kapsamı dışında bırakıldığından, yapılması gereken … bozma kapsamı dışında kalan asıl alacak tutarına ilişkin hüküm kurmak, faiz alacağına ilişkin birleşen davayı değerlendirerek sonucu dairesinde bir karar vermek olmalıdır.
Yukarıdan beri değinilen usuli kazanılmış hak kuralı bir yana bırakılarak hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararına rağmen asıl davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 29.06.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.