Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/8426 E. 2009/9514 K. 15.09.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8426
KARAR NO : 2009/9514
KARAR TARİHİ : 15.09.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.06.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Davacı, 1084 ve 1085 parsel nolu taşınmazların davalı ile müştereken maliki olduklarını, ancak aralarındaki rızai taksim nedeniyle 1085 parsel nolu taşınmazın eskiden beri kendisi tarafından 1084 parsel nolu taşınmazın ise davalı tarafından kullanıldığını, bu hususta aralarında niza bulunmadığını kendisinin kullandığı 1085 nolu taşınmazın kadastro yolu ile genel yola bağlantısının bulunduğunu ancak ev ve fındık bahçesi olarak kullandığı taşınmazına bilhassa patoz ve diğer motorlu araçlarla giriş çıkışda sıkıntı yaşadığını belirterek; 1085 parsel nolu taşınmaz lehine, 1084 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 4 metre genişliğinde geçit hakkı kurulmasını, ayrıca yolu kapatan ağaç dallarının kal’i ile davalıya ait balkonun geri çekilmesini istemiştir.
Davalı …, davacının nisbi geçit yoksunluğu içersinde bulunmadığını, kendisinin de kadastro yoluna tecavüzünün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalılar, davaya itirazları olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile 1085 parsel sayılı taşınmaz lehine, 1084 nolu taşınmaz üzerinden harita mühendisi bilirkişinin 21.04.2008 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen güneyden kuzeye doğru 50 cm’den 1.35 metreye kadar artan genişlikteki 25.90 m2 lik kısımdan geçit hakkı tesisine, 1084 sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan duvarın geçit hakkı tesis edilen kısımda kalan kısmının ve mahalle yolu üzerinde bulanan kısmının kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.
Bu ilkeler ışığında somut uyuşmazlıkta; davacı, taşınmazının genel yolla bağlantısının bulunduğunu, ancak yolun genişliğinin ihtiyacına cevap vermediğini belirterek “nisbi geçit yoksunluğu” içinde bulunduğunu dile getirmiş, mahkemece de az yukarıda belirtildiği şekilde davası kabul edilmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda, geçit hakkı kurulur iken yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Somut uyuşmazlıkta bilirkişinin tanımını yaptığı fındık patozu bir tarım aracı olup 3 metrelik genişlikten geçmesi mümkün iken, mevcut krokide arazi yapısı gereği güzergahta kırılma teşkil edecek şekilde bir yol yapısı da gözükmediğine göre; karara esas alınan rapor ve krokiye göre 3,5 metreye ulaşan genişlikteki geçit tesisi az yukarıda belirtilen ilkeye aykırı olmuştur.
Kabule göre de; geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta yargılama giderlerinden olan 575 TL ücreti vekaletin davalı …’a yüklenmesi doğru olmamıştır. Hüküm açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 15.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.