YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8471
KARAR NO : 2009/9519
KARAR TARİHİ : 15.09.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.02.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davaya cevap veren davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki yarar-zarar dengesi davalılar aleyhine olduğundan ve her taşınmaza mutlaka motorlu araçla ulaşılması zorunlu olmadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Davacı, nispi geçit ihtiyacı iddiasına dayanmış mevcut yolun yer yer 80 cm. eninde olduğunu, bu yolla geçit ihtiyacının karşılanamayacağını belirtmiştir. Ancak, davacının bu iddiası bilirkişiye incelettirilmemiş, krokiye de işaret ettirilmemiştir.Öncelikle, bu husus saptanmalı, davacının nispi geçit ihtiyacı olup olmadığı bilirkişi incelemesi ile açığa kavuşturulmalı, iddia kanıtlanırsa taşınmazın köy yerinde bulunduğu dikkate alınarak kullanım amacı nazara alınmak suretiyle özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar verilmeli, bunun için taleple bağlı kalınmayarak uygun geçit güzergahları belirlenmelidir.
Ancak, bir kısım davalı gösterilenlerin dava tarihinden önce öldükleri, ölen kişilerin mirasçılarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandığı da dosya kapsamı ile sabittir. Bu durumda usule uygun düşmemiştir.
Yapılan bu tespitlere göre mahkemece, taraf teşkili yöntemine uygun bir şekilde sağlanmalı, davacının nispi geçit ihtiyacı iddiası bilirkişi marifetiyle incelettirilmeli, bu iddia kanıtlanırsa uygun geçit güzergahları yine keşfen belirlenmeli, tüm deliller bu şekilde toplandıktan sonra dava hükme bağlanmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.