YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8855
KARAR NO : 2009/10355
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapu kaydında “ölü … mirasçıları” ve “ölü … mirasçıları” olarak yazılı malik isimlerinin ana-baba adları, doğum tarihleri yazılarak mirasçıların adına iştirak halinde tescili suretiyle düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
“Mülkiyet hakkının tescili” başlıklı Tapu Sicil Tüzüğünün 25. maddesinde kütükte bulunması zorunlu bilgiler; malikin adı ve soyadı, baba adı ile edinme nedeni, tarih ve yevmiye numarasından ibarettir. Görülüyor ki; bunların arasında malikin doğum tarihi (anne adı) yer almamıştır. Dolayısıyla tapu kütüğünde bulunması zorunlu olmayan nüfus bilgilerinin ilavesi veya düzeltilmesi dava yoluyla istenemez. Şayet tapunun tesciline dayanak yapılan işlemde düzeltmeyi gerektirir bir hata yapılmışsa, bu hata tüzüğün 87. maddesi uyarınca ilgilisinin başvurusu üzerine o maddedeki konular araştırılarak idarece düzeltilmelidir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında;
Dava, tapu sicil müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle açılmıştır. Kayıt malikleri olan … ve … ölüdürler. Adı geçen kayıt maliklerinin sicilde baba adları da yazılı bulunmamaktadır. Tapu Sicil Müdürlüğü hasım gösterilerek dava açıldığına göre bu kişilerin eksik olan baba adlarının sicile yazılması sağlanabilir ise de; ölü olmalarından ötürü sunulan veraset belgesindeki payları oranında intikali de sağlar şekilde hüküm tesis edilemez. İntikale ilişkin işlemler sadece veraset belgesinin sunulmasıyla karşılanamaz. Veraset ve intikal vergilerinin yatırılıp yatırılmadığı, taşınmazlara ait varsa emlak vergilerinin ödenip ödenmediği idarece denetlenir ve eksikliklerin tamamlanmasından sonra intikal için gereği Tapu Sicil Müdürlüğünce yapılır.
Açıklanan nedenlerle sadece baba adlarının sicile işlenmesiyle yetinilerek diğer istemlerin reddine karar verilecek yerde mirasçılar adına intikali sağlar şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 05.10 2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.