YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9294
KARAR NO : 2010/4514
KARAR TARİHİ : 16.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin iptali ve tapuda terkini davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 12.03.2009 gün ve 2009/2301-3094 sayılı ilamiyle bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … Yerleri A.Ş. Ve Türkiye Halk Bankası Genel Müdürlüğü vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yolsuz tescile dayalı olduğu iddia edilen ipoteğin terkini isteğine ilişkindir.
Davacı …, Favori Dinlenme Yerleri A.Ş. yararına 49 yıl süreyle irtifak hakkı tesis edildiğini bu parselin imar uygulamaları sırasında 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğünü, üst hakkı tesisinden sonra davalı … Yerleri A.Ş’nin on ayrı bölüm olarak kat irtifakı tesis ettiğini, kat irtifakı tesis edilen 1 ila 7 numaralı bölümler üzerine de diğer davalı …Ş. yararına ipotek kurulduğunu ne var ki, kurulan kat irtifakının yolsuz tescile dayandığını, kat irtifakının terkini için mahkemenin 2001/507 Esasında kayıtlı davanın açıldığını, ipoteğin iptali ile tapudan terkinini istemiştir.
Davalı … Yerleri A.Ş davacı tarafından kat irtifakının terkinine dair açılan mahkemenin 2001/507 Esasındaki dava sonucunun beklenilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. Genel Müdürlüğü ise, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin ana gayrimenkul olarak üst hakkına, bölüm olarak ise kat irtifakları üzerine tescil edilmiş olduğunu, tesis edilen ipoteklerin kat irtifakı terkin edilse bile üst hakkı sözleşmesi uyarınca kurulan tapu kaydına
yansıyacağını, kat irtifakları üzerine konulan ipotekler kat irtifaklarının tapudan terkini ile üst hakkına yansıtıldığından davanın konusuz kaldığını, esasen üst hakkına yansıtılan ipoteklerin iptal edilmesinde davacı …’nin hukuki yararının da bulunmadığını, davalı bankanın yasal çerçevede tesis edilen ipotek hakkının taşınmaz üst hakkına yansıtılmaksızın tamamen geçersiz sayılmasının “tapu siciline güven” ilkesine aykırı olacağını, ipotek haklarının hükmen terkinine karar verilmesi durumunda büyük zarar göreceklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kat irtifakı tesisine ilişkin işlem iptal edilmiş ise de kurulan ipoteklerin daimi olarak tapuya kaydedilen taşınmaza (üst hakkına) da yansıyacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Hükmün, davacı … ve davalılar tarafından temyizi üzerine Dairemizce;
“… Davalılardan banka lehine olan ipotek üst hakkının tesisinden sonra imarla 128 ada 1 parsele giden ve 20.11.1995 tarihinde bu üst hakkı sebebiyle davalı … Yerleri A.Ş tarafından tesis edilen kat irtifaklı 1,2,3,4,5,6 ve 7 numaralı bağımsız bölümler üzerine konulmuştur. Ne var ki, Hazine tarafından açılan ve aynı yer mahkemesinin 2001/507 Esasında kayıtlı dava dosyasında davacı … kurulan kat irtifakının yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek kat irtifakının iptalini istemiş, mahkemece de 21.10.2003 tarihli kararla 128 ada 1 parsel sayılı taşınmaza kurulan kat irtifakının iptaline karar verilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Görülüyor ki, üzerine ipotek tesis edilen bağımsız bölümlerin oluşturulmasında yasal bir sebep kalmadığı, başka bir anlatımla kat irtifakı tesisine ilişkin tescil isteminin yolsuz bir tescil olduğu yargı kararı ile saptanmış, bu şekilde kurulan kat irtifakı tapudan terkin edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 717. maddesi hükmünce terkin nedeniyle taşınmaz mülkiyeti kaybedilmiş olacağından ve davalılardan banka yararına konulan ipotek münhasıran tapudan terkin edilen taşınmaz üzerine konulduğundan ipoteğin tesis edilen üst hakkına yansıtılma olanağı bulunmamaktadır. Kaldı ki, Türk Medeni Kanununun 858 maddesi uyarınca da taşınmaz rehni tescilin terkini halinde sona erer. Mahkemece yapılan bütün bu tespitler doğrultusunda değerlendirme yapılarak istem sonucu hakkında bir karar verilmesi yerine sözleşmenin 6.2 maddesi hükmüne yanlış anlam verilerek ipotekler 128 ada 1 parsel kaydı üzerine konulmuş gibi istem reddedildiğinden karar bozulmalıdır…” gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Davalı … Yerleri A.Ş. ve diğer davalı … Genel Müdürlüğü vekili karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır.
İlgili yasa hükümleri gereğince ve öğretideki görüşlere göre üst hakkının tapu kütüğünün bağımsız bir sayfasına kaydedilmesinin en önemli sonucu, hakkın bir “taşınmaz” olarak işlem görmesidir. Kaydedilen hak hukuki ilişkilerde sanki bir arazi imiş gibi işlem görecek bir başka deyişle sicil hukukuna tabi olacaktır. Hakkın bağımsız bir sayfaya kaydı, yükümlü taşınmaz malikinin ve bunun üzerindeki diğer sınırlı ayni hak sahiplerinin hukuki durumunu etkilemez. Kütüğün bağımsız bir sayfasına kaydedildikten sonra üst hakkı, bir taşınmaz gibi ipotek yolu ile rehnedilebilir. Üst hakkı üzerine kat irtifakı kurulmasına da yasal bir engel bulunmamaktadır.
Ayrıca, gerek davacı … ile davalı … Yerleri A.Ş arasında düzenlenen “Daimi ve Müstakil Üst Hakkı” tesisine ilişkin resmi senette gerekse Davalı … A.Ş.ye kesin izin verilmesine ilişkin 09.11.1993 tarihli kesin izin taahhüt senedinde daimi ve müstakil nitelikte olması nedeniyle tapu sicilinde ayrı bir sayfaya “taşınmaz” olarak kaydolunan hak üzerinde ipotek tesisini engelleyen bir düzenleme mevcut değildir. Bu nedenle tapu kaydı üzerinde kat irtifakı tesisinin mümkün olmadığının kesinleşmiş yargı kararı ile belirlenmiş olmasının ipoteğe bir etkisi olamaz.
Bozma ilamımızda her ne kadar Hazine tarafından açılan dava sonucunda verilen kat irtifakının iptaline ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararına atıf yapılarak Türk Medeni Kanununun 717. maddesi hükmü gereğince terkin nedeniyle taşınmaz mülkiyetinin kaybedilmiş olacağı ve davalılardan banka yararına konulan ipotek münhasıran tapudan terkin edilen taşınmaz üzerine konulduğundan ipoteğin tesis edilen üst hakkına yansıtılma olanağı bulunmadığı belirtilmiş ise de, davaya konu olayda sadece kat irtifakının iptaline karar verilmiş olup, “cinsi:orman (1970 parselin üst hakkı)” vasıflı taşınmaz sicilde halen mevcudiyetini muhafaza etmektedir.Yani sicilden terkin edilmiş değildir.Dolayısıyla taşınmaz mülkiyetinin kaybı söz konusu değildir.
Bir taşınmaz üzerindeki kat irtifakının hükmen tapudan terkinine karar verilmesi halinde kat irtifaklı bağımsız bölümler üzerinde ipotek veya haciz şerhleri mevcut olduğu takdirde söz konusu haciz veya ipotek şerhlerinin de ana taşınmaza yansıtılması gerekir. Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin kararları da bu yöndedir (Y.18.H.D. 02.03.2006 günlü ve 2006/ 694-1654 sayılı kararı).
Dosya içerisinde bulunan tapu kayıtlarının incelenmesi sonucunda “cinsi:orman (1970 parselin üst hakkı)” vasıflı 110.622 m2 yüzölçümündeki
Taşınmazda Favori Dinlenme Yerleri A.Ş. lehine 49 yıl süreyle 134.000 m2’lik kısım üzerine 20.11.1995 tarihinde 1 ila 10 numaralı bağımsız bölümler şeklinde kat irtifakı tesis edilerek bunlardan 1 ila 7 numaralı bağımsız bölümler üzerine 27.11.1995 tarihinde davalı … lehine Favori Dinlenme Yerleri A.Ş. hissesine ipotek tesis edildiği, sonraki tarihlerde ilave ipotekler kurulduğu, ancak Hazine tarafından 2001/507 esas sayılı dosyada açılan dava soncunda 21.10.2003 tarihli kararla 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kurulan kat irtifakının iptaline karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine Kemer Tapu Sicil Müdürlüğünün 03.01.2006 tarihli ve 20 sayılı yazıları ekinde gönderilen tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere davanın konusunu oluşturan bağımsız bölümlere ilişkin kat irtifakının iptali nedeniyle ipoteğin ana taşınmaza yani “cinsi: orman (1970 parselin üst hakkı)” vasıflı taşınmaza aktarıldığı (yansıtıldığı) anlaşılmaktadır.
Yukarıda saptanan durum karşısında davanın reddi yerindedir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine ilişkin yerel mahkeme hükmünün onanması gerekirken yanılgıya dayalı olarak bozulmasına karar verildiği anlaşıldığından Dairemizin bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalıların karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 12.03.2009 tarihli ve 2009/2301-3094 sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, Harçlar Kanunun 13/j maddesi gereğince Hazineden temyiz onama harcı alınması yer olmadığına, peşin yatırılan karar düzeltme harcının yatırana iadesine, 16.04.2010 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuştur. Bozma kararında değinildiği üzere Türk
Medeni Kanunun 858. maddesince taşınmaz rehninin tescilin terkini halinde sona ereceği açıktır. Bu yüzden kat mülkiyeti kurulan bağımsız bölümlerdeki ipotek terkin edilmelidir. Terkin edilecek ipoteklerin üst hakkına yansıtılması işlemi ise yetkili tapu sicil müdürlüğünce yapılacaktır. Karar düzeltme istemi HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerektiği düşüncesi ile çoğunluğun onamaya ilişkin görüşüne katılmıyoruz.