Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/9464 E. 2009/10417 K. 06.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9464
KARAR NO : 2009/10417
KARAR TARİHİ : 06.10.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.04.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 30.10.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava mera parseline ve dere yatağına el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 15.12.2006 tarihli raporda A-B-C-D-E harfleri ile gösterilen kısımlara davalının müdahalesinin menine, tel örgülerin kaldırılmasına, A-B-C-D-E harfleri ile gösterilen kısımlardaki davalı tarafından yapılan bentlerin kaldırılması ve dikilmiş zeytin ağaçlarının da sökülmesinde hukuki menfaatinin bulunmadığından bu konudaki kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı hazine ve davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Çekişme konusu 2001 parsel sayılı taşınmaz mera vasfı ile tapuda kayıtlıdır. Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)
Somut olaya gelince, 15.12.2006 tarihli raporda A-B-C-D-E harfleri ile gösterilen kısımlara davalı tarafından dere yatağına bent yapıldığı ve mera parseline zeytin ağaçları dikildiği sabittir. Bu durum davalı tarafından meraya ve dere yatağına elatıldığı ve amacı dışında kullanıldığını göstermektedir. Mahkemece bunun dışında özel olarak hukuki yarar aramaya gerek yoktur. Mahkemece ayrıca davacının kal talebi yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hukuka uygun olmayan gerekçelerle kal talebinin reddi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.