Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2009/987 E. 2009/1289 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/987
KARAR NO : 2009/1289
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.09.2006 gününde verilen dilekçe ile sözleşmeden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.11.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalının kiracı olarak elinde bulundurmakta olduğu işletmeyi 13.02.2006 tarihinde yapılan sözleşme ile davalı Fahri oğlu …’den devir aldığını, davalıya devir karşılığı 5.600.00 YTL. ödemede bulunduğunu, davalının işyerini dava dışı Abdullah’a devrettiğini, bu kişinin de işyerini kapattığını, istemde bulunmasına rağmen davalının ödediği 5.600.00 YTL.yi iade etmediğini belirterek faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.
Davalı, sözleşme kapsamında davacının 3.500.00 YTL. ödeme yaptığını, bakiye 5.500.00 YTL.yi ödemediğini, işletmeyi davacının bıraktığını belirtmiştir.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, yanlar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir. Taraflar 13.02.2006 tarihli sözleşme altındaki imza ve içeriğine itiraz etmemişlerdir. Davalı gerek sözleşme ve gerekse 22.02.2007 tarihli oturumda alınan beyanı ile davacıdan 3.500.00 YTL.yi aldığını kabul etmiş, 12.07.2006 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanında da davacının 3.500.00 YTL. ödemede bulunduğunu ikrar etmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere içeriği taraflarca kabul edilen sözleşmede davacının davalıya 3.500.00 YTL. ödemede bulunduğu belirtildiği gibi davalının bu meblağın ödendiğine dair kabul beyanı da bulunmakta olup ret gerekçesi yerinde değildir. Ne var ki, dosya kapsamına göre davacı devir sözleşmesinden sonra bir süre işletmeyi çalıştırmıştır. O halde mahkemece işletmenin davacı tarafından kullanıldığı süreye ilişkin kullanım bedeli bilirkişi aracılığı ile saptanmalı, bu bedel kabul edilen miktardan mahsup edilerek kalan kısım hüküm altına alınmalıdır. Bu yönler gözetilmeksizin istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 05.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.