YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10162
KARAR NO : 2010/11318
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.05.2008 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 761 parsel sayılı taşınmazları yararına davalılara ait 29 ve 33 parsel sayılı taşınmazlardan Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesi uyarınca da su yolu mecra irtifakı kurulmasını istemiştir.
Davalı … vekili, zeminde DSİ kanalının bulunduğunu, davacının mecra irtifakı ihtiyacının olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan Sökün Köyü vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 744. maddesi uyarınca “Her taşınmaz maliki, uğrayacağı zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.”
Mecra irtifakı kurulması istemine ilişkin davalarda, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalar, özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle yapılacak araştırma ve incelemede, öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan “fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi” uyarınca taraf yararları da gözetilerek en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektrik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği, nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
İrtifak hakkının bedeli, taşınmazların niteliğine göre uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
Anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen 14.10.2009 tarihli fen bilirkişisi raporunda, davacının taşınmazının bulunduğu yerde DSİ kanalı olup olmadığı araştırılmamış, mecra irtifakının bağlandığı su kaynağının neresi olduğu belirlenmemiş, mecra irtifakı kurulan 29 ve 33 parsel sayılı taşınmazların su kaynağına bağlantısı krokide gösterilmemiştir. Ayrıca hükümde tesis edilen mecra irtifakının nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği de belirtilmemiştir.
Mahkemece öncelikle davacının taşınmazının bulunduğu yerde DSİ kanalının olup olmadığı araştırılmalı, DSİ kanalı mevcut ise ve davacının su ihtiyacını karşılamaya yeterli ise davacının mecra irtifakına ihtiyaç olmayacağından dava reddedilmelidir. DSİ kanalı mevcut değilse davacının mecra ihtiyacını karşılayacak su kaynağının yeri saptanarak davacıların taşınmazı ile kaynak arasında kesintisiz bağlantı sağlanacak şekilde mecra irtifakı kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Mahkemece, bu yönler üzerinde durulmadan mecra irtifakı kurulması isteminin kabulü doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.10.2010 tarihinde oy birliği ile karar verildi.