Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10272 E. 2010/12919 K. 24.11.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 01:00
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10272
KARAR NO : 2010/12919
KARAR TARİHİ : 24.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 1.06.2009 gününde verilen dilekçe ile mera komisyon kararının iptali, taşınmazın Hazine adına tescili ve mükerrer kaydın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Hazine adına kayıtlı olan taşınmazların mera komisyonunca mera olarak davalı Belediyeye tahsisine dair kararın iptali ve taşınmazların Hazine adına tescili isteğine ilişkindir.
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının talebinin tahsisi amacını değiştirme istemine ilişkin olduğu 4342 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca bu işlemin ilgili müdürlüğün talebi, komisyon ve Defterdarlığın uygun görüşü üzerine valilik tarafından yapılabileceği ve bu işlemlerin idari nitelikte olması nedeniyle talebin genel mahkemeler önünde ileri sürülmesi imkanı olmadığı gerekçesiyle davanın yargı yeri nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... vekili temyiz etmiştir.
4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi hükmü uyarınca, komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesine dava açılabilir. Aynı yasanın 21/2 maddesinde ise tahsis kararlarında belirtilen haklara tahsislerin kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl geçtikten sonra tespitlerden önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve bunlara karşı dava açılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Mera Kanununun 13/5 ve 21/2 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun hak düşürücü süreye ilişkin hükümleri arasında paralellik sağlamayı amaçladığı görülecektir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/1 maddesi hükmü gereğince 30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir ve kadastro mahkemesinde dava açma olanağı kalmaz. Ne var ki, aynı yasanın 12/3 maddesi gereğince kadastro tutanaklarında yapılan hak ve tespitlere karşı 10 yıl içinde genel mahkemelerde dava açılması mümkündür. Görüldüğü gibi, 30 günlük dava açma süresi Mera Kanunu ve Kadastro Kanununda benzer amaçlarla düzenlenmiş olup bu düzenleme ile dava açma süresi ile birlikte görevli mahkeme de belirlenmiştir.
Hal böyle olunca, mera komisyonu kararlarına karşı 4342 sayılı Mera Kanununun 13/5 maddesi uyarınca 30 günlük sürede açılan davaların asliye hukuk mahkemesinde, kadastro yapılan yerlerde ise kadastro mahkemesinde açılması gerekir. Bu süre geçtikten sonra tespitten önceki hukuki sebeplere dayanılarak 21/2 madde uyarınca 5 yıllık süre içinde açılan davaların ise asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine kararı verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.