Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10672 E. 2010/11883 K. 02.11.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 07:57


YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10672
KARAR NO : 2010/11883
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.04.2009 gününde verilen dilekçe ile komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 22.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının ekonomik olarak ölçülemeyen mağduriyet iddiası olduğu ve HUMK’nun 8. maddesi hükmü uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davacı, 2836 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 6 numaralı bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı ... tarafından yapılan istinat duvarının bağımsız bölümün görüş alanını kapatarak ışık ve güneşini kestiğini, bağımsız bölümün değerini düşürdüğünü ileri sürerek komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesini istemiştir.
HUMK’nun 8/1 maddesi hükmü uyarınca dava tarihinde sulh hukuk mahkemesi mamelek hukukundan doğan ve değeri 7080.00TL’ye kadar olan davalara bakmakla görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir. Mahkemece, komşuluk hukukuna aykırı olarak yapıldığı ileri sürülen istinat duvarı nedeniyle davacının bağımsız bölümünün değerinin düşüp düşmediği ve bağımsız bölümün istinat duvarı yapılmadan önceki değeri ile yapıldıktan sonraki değeri arasındaki fark mahallinde yapılacak keşif ve uzman bilirkişi tarafından belirlenmek suretiyle görev hususunun karara bağlanması gerekirken, davacının mağduriyet iddiasının ekonomik olarak ölçülemeyeceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; birden fazla davalı aleyhine açılan davalarda, davanın reddi sebebi aynı olduğu taktirde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 maddesi hükmü uyarınca tek avukatlık ücretine taktir olunacağı hükmü gözden kaçırılmak suretiyle her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.