Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/10916 E. 2010/12542 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10916
KARAR NO : 2010/12542
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.08.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı, davacının geçit için başka alternatiflere sahip olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, 32 parsel yararına davalının maliki olduğu 33 sayılı parselden krokide (A) harfi ile gösterilen yerden geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Bu bakımdan denilebilir ki geçit hakkı tesisine ilişkin davalarda davacının dava konusu üzerinde tam bir tasarruf yetkisi yoktur.
Somut olaya gelince; davacının maliki olduğu 33 sayılı parselin kuzeyinde 11 parsel sayılı taşınmaz bulunmaktadır. Paftasına göre 11 parsel sayılı taşınmaz davalının maliki olduğu 33 sayılı parselden büyüktür. Bu yüzden 32 sayılı parselin geçit ihtiyacı 11 sayılı parsel üzerinden de aranmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş davacıya 11 sayılı parsel maliki hakkında dava açmak üzere uygun bir süre vermek, açılırsa davaları birleştirmek ve yerinde yeniden keşif yapılarak fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davacının geçit ihtiyacının 11 parselden karşılanıp karşılayamayacağını incelemek böylelikle oluşacak sonuca göre uygun bir karar vermek olmalıdır.
Değinilen yön gözardı edilerek davacının sübjektif arzusu dikkate alınmak suretiyle dava yazılı olduğu şekilde kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.