YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11249
KARAR NO : 2010/12545
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle Dairemizce bozulmasına karar verilerek dava dosyası mahalline gönderilmiş ise de, gerekçeli kararın yazımı aşamasında maddi hata sonucunda geçit hakkı kurulmasıyla ilgili gerekçe yerine sehven tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesine ilişkin gerekçenin konulduğu, bu yanlışlığın mahallinde fark edilmesi ve dosyanın Dairemize iade edilmesi üzerine dosya süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek, yeniden ele alınarak gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan Hazine temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Eldeki davada, davanın kabulü ile 48 no’lu parsel yararına 50 ve 51 parsel no’lu taşınmazlar üzerinden geçit tesisine karar verildiği görülmüş, hükmün temyiz eden davalılardan 51 no’lu parselin maliki Hazine kendi taşınmazlarından geçit kurulmasının uygun olmadığını, başkaca alternatiflerin de araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Dava dilekçesi ekindeki kadastro pafta suretinde civardaki genel yolların ve komşu parsellerin gösterildiği, ancak mahkemece diğer geçit alternatiflerinin araştırılmadığı görülmüştür. Bu durumda kadastro paftası da incelenerek, gerekirse mahallinde yeniden keşif yapılarak yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının 48 parsel no’lu taşınmazı yararına daha kısa ve ekonomik şekilde geçit kurulabilecek başkaca alternatifler de belirlenerek ve hüküm kurulan alternatif ile karşılaştırma da yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Dairemizce daha önce yapılan temyiz incelemesi sırasında maddi hata sonucu gerekçede yapılan yanlışlık giderildiğinden önceki kararın kaldırılması, bu defa hükmün yukarda belirtilen gerekçe ile bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 11.11.2010 tarihli ve 2010/11249/12545 sayılı ilamının KALDIRILMASINA, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.