Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11311 E. 2010/13034 K. 29.11.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 01:21
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11311
KARAR NO : 2010/13034
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.02.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar vekilleri sözleşmelerin muvazaalı yapıldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü Davalılar ... mirasçılarından bir kısmı temyiz etmiştir.
1-Bir kısım davalılar murisi ve vaat borçlusu ..., 18.03.1973 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ... köyü ... mezrasında bulunan taşınmazlarda paydaş olan murisi ...’dan kendisine intikal eden payını satmayı vaat etmiştir. Davacının 19.09.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile adına tescilini istediği taşınmazların bir kısmının tapu kayıtlarında davalı ... mirasçılarının pay sahibi oldukları görülmektedir. Fakat mahkemece davalıların bu paylarının murisleri ...’ın murisi ...’dan kendisine intikal eden paylar olup olmadığı araştırılmadığından eksik araştırma ve inceleme ile verilen karar doğru olmamıştır. Ne var ki, karar davalı ... mirasçıları tarafından temyiz edilmediğinden, temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2-Davacı 30.03.1974 ve 30.03.1988 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile ... Köyü 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 914, 915, 916, 917, 918, 919 parsel sayılı taşınmazlardaki ... ’a ait 8/48 payın kendisine satılmasının vaat edildiğini, bu parsellerin ifraz görmesi sonucu oluşan 914, 915, 916, 917, 918, 919, 1083, 1085, 1154, 1156, 1195, 1212, 1213, 1214, 1215, 1216, 1217, 1218, 1219, 1220, 1583, 1586, 1589 ve 1592 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların murislerinden intikal eden paylarının tescilini istemiştir. Davacının tescil istemine dayanak yaptığı satış vaadi sözleşmeleri mülkiyetin naklini geçirmeye uygun resmi ve düzenleme biçiminde yapılmış olup, davalılar tarafından muvazaa iddiası ispat edilemediğinden ve tescile engel başkaca bir husus bulunmadığından mahkemenin tescile dair kurduğu hükümde yasaya ve hukuka bir aykırılık yoktur. Ne var ki, birleşen dosyası içerisinde bulunan Adıyaman Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 27.05.2002 tarihli yazısından tescili talep edilen 1083 ve 1085 parsel sayılı taşınmazların 761 parsel sayılı taşınmazın, 1154 ve 1156 parsel sayılı taşınmazların 780 parsel sayılı taşınmazın, 1589 parsel sayılı taşınmazın 784 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluştuğu anlaşılmıştır. 761, 780 ve 784 parsel sayılı taşınmazların tescile dayanak yapılan satış vaadi sözleşmeleri kapsamında olmadığı görüldüğünden 1083, 1085, 1154, 1156 ve 1589 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar ..., ..., ... ve ...’e ait payların tesciline yönelik istemin reddine karar verilecek yerde istemin tümünün kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 29.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.