Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11508 E. 2010/13393 K. 03.12.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:51
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11508
KARAR NO : 2010/13393
KARAR TARİHİ : 03.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.08.2009 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 720 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki çeşitli kişiler adına tahsisler bulunduğuna dair belirtmelerin terkinini talep etmiştir.
Davalı, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, mahkemece diğer üç belirtme yargılama aşamasında tapu kaydından terkin edildiğinden 29.08.1986 tarih 7175 yevmiye numaralı belirtmenin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini istemine ilişkindir.
Bilindiği gibi beyanlar, tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilir. Beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Türk Medeni Kanununda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
Birbirinden farklı konularda beyanlar sütununa yapılan kayıtların bazıları, üçüncü kişilerin iyiniyetini bertaraf etmeye yararken, bazıları ilgilisi yararına karine yaratır, bazıları ise taşınmaza bağlı bir ayni hakkı ya da şahsi hakkı açıklarken bazı beyanlar da kamu hukukundan kaynaklanan kısıtlamaları açıklar. Bir diğer anlatımla, beyanın niteliğine göre beyana bağlanan sonuç değişmektedir (Oğuzman-Seliçi, Eşya Hukuku, İstanbul 2004, s.204).
Somut olayda da; davacı taşınmazının tapu kütüğünün beyanlar sütununda yargılama sırasında terkin edilen diğer üç kayıtla birlikte hüküm altına alınan 29.08.1986 tarih 7175 yevmiye numaralı İlhami Hamarat adına 400 m2 yer tahsisine ilişkin belirtme bulunmaktadır. Bu belirtme ile İlhami Hamarat'ın taşınmaz üzerinde 400 m2'lik tahsisli yerinin olduğu hususu açıklanmaktadır. Davacı taşınmazı satın aldığını, beyanlar sütunundaki hakların hukuki dayanağının kalmadığını ileri sürdüğüne göre bu iddiasını yönelticeği kişinin de kuşkusuz İlhami Hamarat olması gerekir. Ancak, dava Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiştir. Mahkemece, davanın doğru hasma yöneltilmediği, davalının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddi gerekirken bu yön gözardı edilerek işin esasına girilmiş ve yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 03.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.