Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/11588 E. 2010/12516 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11588
KARAR NO : 2010/12516
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından davalı aleyhine 22.09.2006 gününde verilen dilekçe ile haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesi ve ecrimisil tahsili istemleri ile açılan davanın yapılan duruşması sonunda; vazgeçilmesi sebebiyle ecrimisil isteminin reddine, bilirkişi raporunda gösterilen yerlere ait davacı tapu kaydının iptali ile davalının 341 parseline ilavesi suretiyle tesciline karar verilmiş 16.10.2007 günlü hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2010 tarih ve 2010/201757 sayılı tebliğnamesi ile HUMK’nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmiş olunmakla, dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 340 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olduğunu, davalının 341 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu ancak 340 parsele duvar çekerek ve taşkın ev yaparak elattığını belirterek elatmanın kal suretiyle önlenmesine, 5 yıllık ecrimisil tutarının da davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının paydaşı olduğu taşınmaza elatmadığını, duvar ve taşkın kısmın maliki olduğu taşınmazın çapı kapsamında kaldığını, elatma saptandığı takdirde tecavüzlü kısımların değeri daha fazla olduğundan arsa değeri ödenmek suretiyle adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece, ecrimisil isteminin feragat nedeniyle reddine, bilirkişinin krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen tecavüzlü kısımlara ait davalı adına olan kaydın iptali ile davacı adına tesciline, zemin bedeli olarak depo edilen 1876.00 liranın davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm tarafların temyiz yoluna başvurmamaları sonucu kesinleşmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı taraf teşkilindeki eksiklikten bahisle HUMK’nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur.
340 sayılı parsele ait dosyada bulunan tapu kayıt örneğinden; çekişme konusu taşınmazda davacı dışında, davada taraf olmayan …’nın da paylı mülkiyet rejimine tabi olarak pay maliki olduğu görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 718.maddesine göre, arazi mülkiyeti kapsamına yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer. Dolayısıyla, yıkımı dava konusu yapılan binada davada taraf olmayan kayıt malikinin de hakkı bulunmaktadır. Kaldı ki, davalı adına tescil edilen taşınmaz bölümlerinde de dava dışı paylı malik …’nın Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkı vardır. Gerek yıkımı dava konusu edilen bina sebebiyle gerekse tapu maliki olması nedeniyle HUMK’nun 73.maddesi gereğince malik …’nın taraf olması sağlanarak iddia ve savunması tespit edilmeden aleyhine hüküm tesisi doğru değildir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ. Yargıtay Cumhuriyet Savcılığının HUMK’nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteminin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, ve gereği yapılmak üzere karardan bir örneğin ve dosyanın Yargıtay Başsavcılığına gönderilmesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.